Yahşi Cazibe

yahşi cazibe

Türkiye’de dizi sektörünün geliştiğine inandığımı her fırsatta vurguluyorum. Şu sıralar son derece başarılı bir yaz dizisi oynuyor ekranlarda.

Aslıhan Gürbüz ile Hakan Yılmaz‘ın başrollerini oynadığı dizi para sıkıntısı için Azeri bir bayanla sahte evlilik yapan bir adam ve göçmen bürosunda polis memuru olan çatlak komşusu ve eşleri arasında dönüyor.

Aslıhan Gürbüz gerçekten çok sempatik ve Azeri şivesinin hakkını vermiş, iyi bir oyunculuk sergiliyor. Peker Açıkalın da ustalık katmış diziye. Hakan Yılmaz ise gayet iyi. Peltek konuşan adını bilmediğim adamın da oyunculuğunu çok beğeniyorum.

On numara olmasa da güzel espriler dönüyor dizide. Hoş yani. Yaz akşamlarında evde pinekleyen benim gibi insanlar için iyi bir alternatif.

Sinema - Tv kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kanıt

kanıt kanal d

Türkiye’de dizi sektörünün gitgide geliştiğini savunuyorum. Avrupa kalitesine gitgide yaklaşıyoruz. Kanıt da bu tezimi güçlendirenlerden. Ama çok fazla eksiği var. Vasat bir ilk bölümden sonra kendini biraz daha toparladı gerçi.

Öncelikle Kanıt’ta oyunculuklar rezalet. Paradan tasarruf edilmiş belli. Ama gerçekten çok vasat oyunculuklar var. İnanılmaz yapmacıklar. Başroller dışında tüm oyuncular rezil bir durumda. Biraz paraya kıyıp biraz daha iyi adamlar bulmalı veya Konuk Oyuncu ayağına daha profesyonel insanlardan yararlanmalılar.

Formatta da sıkıntılar var. Sevil Atasoy’un replikleri insanda merak uyandırıyor olsa da “dizi” formatını bozmakta. Bu replikler senaryoya doğal süreç içinde kazandırılmalı. Ne bileyim o kadının anlattıklarını bizim başroldeki elemanlar misal bir toplantı odasında konuşarak da verebilirlerdi. Sevil Atasoy’un oynatılması ve o kadar uzun diyaloglar verilmesi kötü olmuş. İlk bölüme nazaran iyileştirmişler ama. İlk bölümde sürekli “dedi Orhan Kemal”, “düşündü Orhan Kemal” diye diye baymıştı.

Lakin gerçekten senaryo araştırmalarını iyi yapmışlar. İzlettiriyor kendini. Biraz daha oyunculuklara ve formata yönelirlerse ortaya çok daha kaliteli bir yapım çıkacağına inanıyorum. Türkiye’de on yıl içinde dünya çapında izlenecek diziler çekileceğine inanıyorum, öyle ümit ediyorum.

Sinema - Tv kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | 1 yorum

Passaparola Yıldızı Tuba Ertek Röportajı

Tuba Ertek, Türk televizyonlarda belki de ilk defa Passaparola gibi bir yarışmada 15 bölüm arka arkaya yarışmayı başararak 100.000 lira gibi bir ödül kazandı ve kazandığı ödülün bir kısmını Kanser Vakfı ile ÇYDD’ye bağışladı. Kendisi, sağolsun, beni kırmadı ve bir e-röportaj gerçekleştirdik:

Ben: Merhaba Tuba Hanım. Passaparola adlı yarışmada tam 15 bölüm ard arda yarışarak Türk televizyon tarihinde bir ilki başardınız. Passaparolaseverler size sempatikliğinizle, sıcakkanlılığınızla ve genelkültürünüzle hayran oldular. Öncelikle yarışmaya başvurma fikri nereden çıktı? İlk yarıştığınız gün bu kadar iyi bir performans gösterebileceğinizi hayal etmiş miydiniz?

TE: Yarışmaya başvurmayı planlamamıştım. Kelimelerle ilgili oyunları ve bulmacaları çok severim. Passaparola’nın internet yarışmasını oynadım ve birinci oldum. Bunun üzerine yarışmaya davet edildim. Böyle bir performans gösterebileceğimi tahmin etmiyordum. İlk yarışmada finale 15 puan geride başlamıştım, kazanmak benim için de süpriz oldu.

Ben: Passaparolayı izleyenler sizi çok sevdiler. Elenmenizi kimse istemedi. Sosyal paylaşım sitelerinde Fanpageleriniz açıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

TE: Fan page’lerimin açıldığını sizden öğreniyorum, ama yarışmaya katıldığım günden beri internetten çok olumlu mesajlar aldım. Sokakta yürüken insanların sizi bir bilgi yarışmasından tanıması, yanınıza gelerek güzel sözler söylemesi çok hoş bir duygu. Gösterilen bu ilgiye hem şaşırıyor, hem de memnun oluyorum.

Ben: Yeni evli olmanıza rağmen 15 hafta boyunca Erdek’ten İstanbul’a gelip durdunuz. Zor olmadı mı sizin için. Ekranlardan anladığımız kadarıyla eşiniz sizi hayli destekliyordu.

TE: Yarışmaya İstanbul dışından katılmak oldukça yorucu oldu. İşim dolayısıyla da sık sık İstanbul’a seyahat etmem gerekiyor. Yarışma süresince eşimi ve evimi ihmal etmemek için özen gösterdim. Hem eşim hem de ailem bana inanılmaz destek oldular.

Ben: Yarışma sırasında, kameralar ardında olan, enteresan bir anınız var mı bize anlatabileceğiniz?

TE: Bir yarışmada final oyununa 11 puan geride başlamıştım. Aradaki farkı 4 puana kadar indirmiştim, ancak diğer yarışmacı 11 soru gerideki bir cevabıma itiraz etti ve yapılan araştırma sonucu itirazı kabul oldu. Böylelikle 15 puan geriye düşmüş oldum ve oldukça az süre kalmıştı. Rakibimin yaptığı ilk hatada ard arda doğru cevaplar vererek yine şampiyon oldum. Hem ben hem de stüdyodaki konuklar çok heyecanlanmıştık. Hepimiz için unutulmaz bir anı oldu.

Ben: Kazandığınız ödülün bir kısmını ÇYDD’ye bağışlayacağınız açıklayarak örnek bir davranış sergilediniz. Peki kendiniz için planladığınız bir şey, uzun süreden beri hayal kurduğunuz ve tam sırası dediğiniz bir durum var mı?

TE: Kazandığım paranın bir kısmını Türk Kanser Vakfı’na ve ÇYDD’ye bağışlayacağım. Kazanımların paylaşımlarla büyüdüğüne inanıyorum. Kendi adıma eşimle bir Güney Amerika seyahatine çıkmayı hayal ediyorduk, uygun bir vakitte bunu gerçekleştirmek istiyoruz.

Ben: – Sizi diğer bilgi yarışmalarında da şov yaparken görebilecek miyiz?

TE: Passaparola gibi keyifli ve tüm ekibin profesyonel bir şekilde çalıştığı bir yarışma programı olursa katılmak isterim.

Ben: Metin Uca zamanında Ece Erken’le yaptığı gibi size Passaparola’yı beraber sunma teklifi yapsa cevabınız ne olur? :)

TE: Başta Metin Uca olmak üzere tüm Passaparola ekibi yarışma süresince son derece profesyoneldiler ve aynı zaman da bana karşı çok sıcak ve kibardılar. Memnuniyetle kabul ederim

Ben: Çok teşekkür ederim vakit ayırdığınız için. Kendinize çok iyi bakın. Hayırlı olsun.

TE: Röportaj teklifiniz için ben çok teşekkür ederim

Araştırma kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Devlet ve Sosyal Medya

Başbakanlık İnsan Hakları  Başkanlığı, devlet kurumları içerisinde, sosyal medyayı kullanan sanırım ilk ve tek kurum. Fakat yine -güzel ülkemde her zaman olduğu gibi- Aziz Nesin hikayelerine taş çıkaracak durumlar görülüyor. Kurumun Facebook sayfasında, artık ilgili yönetici kim ise -hem de İphone gibi güzel bir alet kullanıyor, bilgisayar başından nadiren güncelleme yapıyor. Kendisi süpersonik teknolojik bir devlet memuru- çoğu zaman sabah “Herkese iyi sabahlar” akşam ise “Herkese iyi geceler” diye iki feed giriyor. Kurumun Facebook sayfası abartısız şu şekilde denilebilir:

“Herkese iyi sabahlar”

“Herkese iyi geceler”

“Herkese iyi sabahlar”

“Herkese iyi geceler”

….

Yahu bu nedir allah aşkına? Amaç ne?  Sen orada insanlara haklarını anlatsan, bilinçlendirici feedler girsen -çok nadir yapıyorlar hak yemeyelim-, üç beş sosyal kampanya düzenlesen olmaz mı? Bu ne samimiyet? Bir kurum nasıl bu kadar laçkalaşır? Nedir yani? Vermişler adamın eline bir İphone sabah akşam millete iyi dileklerde bulunuyor, üstelik yorumlarda yemediği fırça kalmıyor. Hatta utanmadan yediği fırçalara cevap yazıp kendisini savunuyor filan. Tam bir rezalet yani. Karı kız mı tavlamak derdin oğlum, ne?

İnternet kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum

Tuba Ertek Elendi

Hayranlıkla izlediğimiz Passaparola‘nın 15 bölümdür yenilmeyen sempatik, hanım hanımcık yarışmacısı Tuba Ertek bu akşam elendi. Ailecek izliyorduk biz, hastasıydık. Hatta ben artık programı Metin Uca‘yla birlikte sunması gerektiğine inanıyorum. Ece Erken’den neyi eksik ki hem? Neyse efenim, pek hanımefendi bi kızcağızdı. Gitsin eşiyle biraz vakit geçirsin, yeni evlenmiş daha ne işin var Passaparola felan. 100 bin lirayı da aldın hem, gidin yiyin çatır çatır. Bu arada paranın bir kısmını ÇYDD’ye bağışlayacakmış. O da ayrı bir hoşuma gitti. Allah mutlu ömürler nasib etsin kendisine bundan sonraki yaşamında.

Not: Facebook’tan röportaj maksatlı bir mesaj attım kendisine, bakalım ne diyecek.

Kategorilenmemiş kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 2 yorum