Yavuz Çetin

Yavuz Çetin. Belki de kendime en yakın bulduğum (hiç tanımıyorum) insan. Allah rahmet eylesin. Hikayesini ilk duyduğumda beni “intihar” konusunda araştırmalara iten kişi. Burada onun hayat hikayesinin son paragrafını yayınlamayı uygun buldum:.

1997 yılında Ercan Saatçi prodüktörlüğünde çıkarttığı İlk adlı albümünü piyasaya sürdü albümün dağıtımında ve dinleyiciye ulaşmasında yaşanan problemler albümün hakettiği ilgiyi görmesini engelledi. Bu arada eşinden ayrılmasına, geçirdiği depresyona, şehir hayatının yorucu temposuna daha fazla dayanamadı ve 15 Ağustos 2001 tarihinde İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak hayatına son verdi. Ölmeden önce kayıtlarını tamamladığı Satılık adlı albümü ölümünden sonra piyasaya sürüldü http://tr.wikipedia.org/wiki/Yavuz_%C3%A7etin

Yavuz Çetin ek$i sözlük yorumları
9- bogaz koprusunden atlayarak intihar eden gitarist.

11- agustos carsamba gunu shafttaki programina gec kalmasiyla meraklandiran,
biz onu dinlemeye giderken, kendisi sonsuza gitmeti tercih eden altin cocuk

12- bir kere dinleyebildigim, hatta benim icin bir parca (free bird) calmis olan, bu yakinlarda gidip dinlemeyi dusundugum ve bu istegimi gerceklestiremeyecegim, uzun zamandir yasamis oldugum en buyuk uzuntulerimden birinin nedeni olan, bir bar ortaminda kimsenin muhabbet etmeyip sadece kendisini dinledigine sahit oldugum, keske bu mesaji yazmasaydim dedigim kisi

15- şu anda yukarda john lee’ye solo ile eşlik ettiğini düşündüğüm türkiye’nin en iyi bluescusu. ancak bu düşünce içime düşen derin hüznü bir nebze olsun yatıştırabiliyor…
belki de yavuz bizi biraz daha blue yapabilmek için gitti…

67- yasamak istemem artik aranizda,diyip istedigini yapan essiz merhum..

71- bir arkadaşımın* demosunda çalmış, demo kayıtları sırasında biraz da olsa yakindan tanıdığım, bodrum’da programini her daim dinleyip selamlaştığım, dünya tatlısı bir insandı kendisi duyduğum en komik fıkralardan birini de anlatmış ortamı şenlendirmişti.

fıkra şöyledir:
nasreddin hoca evinde iki tane sarar, birini evinde içer, diğerini de göl kenarında içmek ister yanına da bir tas yoğurt alır. biner eşeğine gölün yolunu tutar. hoca göl kenarına geldiğinde eşeğe ters binmiş olduğunu farkeder inmeye çalışırken de eşekten düşer. lakin kafa iyi olduğu için keyfini hiç bir şey kaçırmaz.

oturur gölün kenarına yakar ikinci cigarasını başlar tüttürmeye, bir de bakar ki köy ahalisinden biri gelmektedir. hemen cigarayi taşların arasına saklar, panikten ne yapacağını şaşırıp yoğurdu kaşık kaşık göle dökmeye başlar. adam yaklaşır:
- hoca hoca ne yapıyorsun?
hoca sinirlenir adam bir an önce gitsin diye
- çek git yahu görmüyor musun rahat birak beni!
adam garip garip hocaya bakip arkasını dönüp gider. hoca cigarasindan bir nefes çeker, dumanini üfler ve
- kim bilir bu ibbne millete ne anlatacak şimdi?

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>