Doğancan Ülker

Informatiker

Archive for Mayıs, 2008

En İyi Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan

with 2 comments

Ülkemle iftihar duydum denilen anlar bana pek yabancı gelmiştir genellikle. Bir tek küçüklüğün vermiş olduğu gazla Sertap Erener’in Erovizyon birinciliğinde ve milli takımın dünya üçüncülüğünde çok coşmuştum. Ondan sonrakiler benim için sadece iyi gelişmeler olarak kaldılar. Fakat Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da ödül almasına ve yaptığı enfes konuşmasına gerçekten bayıldım. Milli duygularım da kabarmadı desem yalan olur.

Zaten Uzak ve İklimler ile Cannes’da ödüller almıştı. Üç Maymun’la doruğa çıktı kendisi. Filmi merakla bekliyorum. İzledikten sonra yorumlarımı yazacağım.

Nuri Bilge Ceylan’ın ödülü aldığı andaki konuşmasını, sonrasında kendisiyle yapılan röportajları şiddetle Ntvmsnbc’den izlemenizi öneriyor, filmin piyasaya düşmesi için sabırsızlanıyorum.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 30th, 2008 at 10:00 pm

Hayat Koşuşturması 25-05-2008

without comments

Geometri yazılısı olduk. Sorular baya bir zordu. Hocanın soruları pilot kalemla hazırlamasına ayar oluyorum. Bilgisayarda hazırlasa daha bir makbule geçecek. 60 alırım herhalde.

Öğleden sonra izin aldım. Seçkin ve Celil ile Kilim Cafe’ye gittik. Nargile falan içtik. Daha önce de vurguladığım gibi Kilim Cafe gerçekten çok iyi bir mekan.

Parfüm doldurttum. 10 liraymış. Sıkı ve şirin bir pazarlık sonrası 8 liraya indirttim. Parfümün markasını sordum, adam “börbırs” dedi. Nasıl yazılıyor bir fikrim yok. Güzel bir parfüm.

Çakmak Market’e neskafe almaya geçtim. Tesadüf o ki Jacobs neskafeler günün ürünüymüş. Tanesi 15 kuruş idi. Baya bi aldım. Yanına bisküvi ve sıcak çikolata da aldım.

Üç dört gündür İzmit sürekli yağmurlu. Öğlen 12′den sonra durup dururken yağmur başlıyor, bir iki saat sonra diniyor. Gelirken baya bir ıslandım.

Yarın da coğrafya sınavım var. Teşekkür belgesine çok yakınım bu dönem.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 26th, 2008 at 4:45 pm

Hayat Koşuşturması 23-05-2008

with 3 comments

Yoğun bir sınav dönemindeyiz. Son sınavları oluyoruz. Bu haftasonumu sıkı bir şekilde ders çalışarak geçirmeliyim. Özellikle Matematik ve Geometri’de çok ciddi eksiklerim var. Bu dönem Teşekkür Belgesine çok yakınım. Şansa bırakmamalıyım.

Kilim Cafe’ye bağımlı olmak üzereyim. Mükemmel bir yer. Çalan müzikler, kilim motifleri, gözlemeler, nargileler harika… İzmit’in güzide kafelerinden. Pahalı da değil. Öğrenci işinin birazcık üstünde. Cep dostu bir yer.

İnternetle pek işim olmuyor bu aralar. Blogu falan pek güncelleyemiyorum. Gazetelerden kopuğum. Haftalardır hiç televizyon izlemedim. Buna haberler vs her şey dahil. Yaşamdan kopuğum baya. Neler oluyor neler bitiyor bir fikrim yok.

Sagopa Kajmer‘in yeni albümüne hayranım. Dinlemeden  yapamıyorum. Gerçekten çok iyi olmuş.

Şu aralar Küller Altında Yakın Tarih adlı bir kitabı okuyorum. Taraflı bir tarih kitabı. Yazarına biraz gıcık oldum. Sabırla okumaya devam ediyorum.

Dersane bitti. Bu haftasonu evdeyim. İyi bir uyku çekmek istiyorum :)

Yaz için kazancı bol bir iş arıyorum İzmit‘te. İnşallah bulurum bir şeyler. Özellikle fiziksel açıdan yorucu, parası bol bir iş istiyorum.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 23rd, 2008 at 8:41 pm

Yakamdaki Yüzler

without comments

 

Yakamdaki Yüzler

Can Dündar’ın Yakamdaki Yüzler kitabın okudum bitirdim dün gece. Kitap, Dündar’ın tanıdığı, vefat etmiş, ünlü simalarla olan anılarını yazdığı kısa yazıların derlendiği bir kitap. Her yazı ölümden bahsettiği ve bir öncekine fazlaca benzediğinden bazen sıkıcı ve kasvetli olabiliyor. Bir de adı geçen her kişiyi tanımamak anlama problemlerine yol açıyor.

Ecevit, Yavuz Çetin, Zeki Müren, Kemal Sunal, Attila İlhan gibi isimlerle ilgili yazıları beğendim en çok. Kısa sürede okunabilecek, güzel, ölümü, hayatın boşluğunu, gelip geçiciliğini hatırlatan bir haftasonu kitabı. Tavsiye ederim.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 14th, 2008 at 8:40 pm

K.İ.T.S

with 2 comments

kötü insanları tanıma senesi

Sagopa Kajmer‘in K.İ.T.S adlı albümünü az önce dinledim, bitirdim. Güzel bir albüm olmuş. Tarzı yine aynı. Daha bir tasavvufa yönelmiş sanki. Yakında inzivaya falan çekilecek diye tırsıyorum. Beyaban‘ı çok sevdim özellikle.

Albümün kapak resmi de çok hoş. Bir hayli manidar. Kuzuyu parçalayan kurtlar, akan kan nehri…

Güzel bir albüm olmuş. Orjinalini en kısa zamanda edineceğim.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 9th, 2008 at 11:58 pm