Anadolu Hisarı Spor Kulübü’ne Yıkım
Bendeniz malum üzere Marmara Üniversitesi Anadolu Hisarı (daha ilk cümleden ikametgahı verdik hadi bakalım) kampüsünde öğrenciliğimi sürdürüyorum. İstanbul’un en güzel semtlerinden birinde olan bu kampüsün karşısında Anadolu Hisarı Spor Kulübü’nün binası, kahvehanesi, ve onlara komşu bir dürümcü var(dı). Geçmiş zaman ekini hala yakıştıramıyorum ama artık malasef geçmiş zaman.
Marmara Üniversitesi ile yaşadığı arazi problemi üzerine olaylı bir şekilde yıkılan Anadolu Hisarı Spor Kulübü sporcuları ve taraftarları gerçekten üzgün ve kızgın durumdalar. Boğaziçi İmar Müdürlüğü de bu kızgınlıktan çekinmiş olacak ki sabaha karşı Çevik Kuvvet eşliğinde yıkımı gerçekleştirmiş ve Kulüp eşyalarının içeriden alınmasına bile (belgeler vs. gibi şeyler de dahil) izin vermemiş. Haberin kaynağındaki fotoğraflarda da görüleceği üzerine bir de Atatürk büstünün yıkılıp yerde bırakılması gibi bir durum da var.
İBB’nin, Atatürk büstü söylentilerinden sonra yaptığı basın açıklaması ile (belki bu vahim olay Atatürk büstü yıkılmasa bu kadar duyulamayacaktı, bu da ayrı bir duyarlılık çelişkisi) arazi meselesinde topu Marmara Üniversitesi’ne atmış ve kulübün yıkılmasıyla ilgili sosyal bir tek cümle dahi etmeyip, kalan kocaman paragrafları “büstü biz yıkmadık ” demek için kullanmış. Marmara Üniversitesi de durumun böyle olduğunu iddia eden bir tutanak hazırlamış. Bu tutanak hayatımda gördüğüm en aptalca tutanaklardan biri:
“Yıkım sırasında görevlilerin binalarda bulunan malzemeleri tahliye ederek kamyonlara yükledikleri ve yed-i emin deposuna teslim edilmek üzere gönderildiği gözlenmiştir. Ayrıca tahliye ve yıkımın görevliler tarafından kameraya alındığı, yıkım sırasında binaların boş olduğu, dolayısıyla enkaz altında malzemelerin kalmasının söz konusu olmadığı görülmüştür.”
Şu haberdeki fotoğraflar, yukarıdaki bir ton kelimeyi o enkaza gömüyordur herhalde…
Tutanakta da okuduğunuz üzere, Marmara Üniversitesi büstün sadece kaide kısmını yıkıldığını ve büstün, kulüp yetkililerinin isteği üzerine kulübe sağ salim verildiğini ancak o yetkililerin durumu tahrik (provoke) etmek amacıyla büstü yere attıklarını iddia ediyor. Bu iddiayı kabul ettik diyelim. Tutanağın sonlarına doğru “alkollü olduğu gözlenen bir grup taraftar kampüs girişine gelerek görevlilerimizi tehdit etmişler, hatta şişe ve taş atmak suretiyle yerleşke alanındaki bazı binalara zarar vermişlerdir.” Marmara Üniversitesi kulübün üyelerini mekansız bıraktığıyla kalmıyor, bir de üyeleri alkol alıp binalara zarar vermekle suçluyor; ki bu durum külliyen yalan. O gün biz okuldaydık ve hiçbirimizin dikkatini herhangi bir zarar çekmedi.
Yazının en başında duran NTV haberinde yetkili daha 7 sene süremiz varken Marmara Üniversitesi’nin sözünden caydığını iddia ediyor. Artık mevzubahis arazi güzel bir otel mi yapılacak ne olacak bilemiyorum; ama üniversite yönetimini sözünü 7 sene önceden bozmaya zorluyorsa, kesin heyecan verici bir şey olacak!
Olay yerinde gördüğüm kulüp sporcuları (çoğunun eğitimsiz veya eğitimlerinde isteksiz ve başarısız olduğu muallak) kin ve nefret doluydular. Sırf o okulun öğrencisi olduğumuz için arkadaşımla dayak yeme ihtimalimiz vardı. Sporla deşarj olan, hayatına bir çeşit anlam katan bu sağlıklı gençlerin elinden bu imkanlarını almak; bu ülkede neden tecavüz, kapkaç, terör, hırsızlık artıyor sorusuna cevap olmaktır. Bu sebeple verdiği 7 senelik sözü tutmayıp bu sporcuların spor yapma haklarını elinden alan, üzerine bir de yalan söyleyen ve onları suçlayan Marmara Üniversitesi Yönetimini; o yönetimin bunları yapmasına seyirci kalan adlarını bilmediğim ve bilmek istemediğim tüm denetim organlarını ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kınıyorum. Anadolu Hisarı Spor Kulübü yönetici ve sporcularına da geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve M.Ü öğrencileri olarak yanlarında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sizlerden de kınamanızı bekliyorum; lütfen konuyla ilgili fikirlerinizi sosyal ağlarda ve günlük hayatta arkadaş çevrenizle paylaşınız.
Aşağıdaki fotoğrafları olay yerinde (yıkımdan bir gün sonra) 19.01.12 tarihinde ben çektim ve yazıyı bu fotoğraflara yorum yap(a)madan bitiriyorum.
Kulübün binasının civarında yaşayan ve yıkımdan sonra resmen depresyona giren ve orada öğrendiğime göre hala hiçbir şey yememiş olan köpek: ve üzüntüsünü gizleyemeyen bir abinin fotoğrafına yorum yapmadan bitiriyorum. Aşağıdaki fotoğrafları olay yerinde (yıkımdan bir gün sonra) 19.01.12 tarihinde ben çektim:








