Kocaeli Fuarı ve Geçici Dövme

Kocaeli Fuarı yıllardır aynı. Sanat Sokağı ile, Lunasan’ı ile, kitap pazarları ile, iğrenç dönercileri ile, güzel mısırcı ve dondurmacıları ile bilindik Kocaeli Fuarı… Bu sene farklı olarak bir Royal Sirki var. Gitmedim henüz.

Fuara üçüncü veya dördüncü gidişim bu yaz. Lunaparkta yeni bir oyuncak var Twister Coaster diye. Ama benim favorim Çarpışan Arabalar her zaman olduğu gibi :) Öyle Rangermış falan işim olmaz. Beni ordan oraya fırlatan bir makinede eğlenemem ben.

Sanat Sokağı da ölmüş ölecek. Eskiden çok uzundu. Tezgah doluydu. Artık pek hareket yok. Uzun zamandır aklımda geçici dövme fikri vardı. Yaptırdım orada.

fuar dövme Devamını Oku »

Etiketler: , , ,

1 Yorum : Temmuz 6th, 2008 : Gezdim Gördüm, Günlük

Muğla Gezisi - Bodrum Kalesi ve Dönüş

Gezinin 3. günü dönüş günüydü. Çocuklar gelmişken bir de Bodrum görsünler mantığı ile Bodrum ‘dan da geçtik. Bir saat orada kaldık, hediyelik eşya falan aldık. Bodrum’da tüm evler beyaz. Sevmedim ben hiç.

Bodrum Kalesi‘ne gittik. Müzeden çıkarken aldığım broşürden aktarıyorum:

Bodrum Kalesi 1406 - 1522 yılları arasında Saint Jean şövalyeleri tarafından, Türk ve Bizans Kalesi üzerine yapılmıştır.

Haçlılar, Kudüs’e giden deniz yollarını kendi egemenliklerine almak ve Anadolu kıyılarında korsanlık yapmak için Rodos Adası’nı genel karargah edinip, Anadolu Kıyılarında ve adalarda büyük kaleler kurmuşlardır. Bu sıralarda Rodos ve Saint Jean Şövalyeleri de, Halikarnas’ta büyük bir kale yapmışlardır. Kale, yan yana hilal şeklindeki limanların ortasındaki yarımadanın üzerine kurulmuştur.

Kalenin inşaasında dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum’dan getirilen taşlar da kullanılmıştır. Bunu kalenin mühendis ve mimarı Schlegelholt anılarında “Alaşağı ettik, kırdık, parçaladık.” diye anlatır.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi adını almasındaki etkenden de anlaşılacağı üzere sergilenen eserler daha çok batık gemilerden çıkarılan buluntulardır.

Bodrum Kalesi ‘nden birkaç fotoğraf:

Devamını Oku »

Etiketler: , ,

1 Yorum : Nisan 26th, 2008 : Gezdim Gördüm

Muğla Gezisi - Tekne Turu

Gezinin belki de en çok zevk aldığımız bölümü tekne turu oldu. İkinci gün kahvaltımızı ettikten sonra otobüsle teknenin olduğu kıyıya gittik. Tekne ile Fethiye - Belcekız ‘da baya bir gezdik. Yüzdük, doğayla iç içe yürüyüş yaptık, denizin, toprağın, -fotoğraf makineleri, cep telefonları ve bilumum vericilerin bozduğu- doğallığın keyfini çıkardık. Teknede, denizin ortasında balığımızı - tavuğumuzu yedik. Dürbünle etrafa baktık. Zorlu Grubuna ait özel adayı gördük. Geçen ufak teknelere el salladık.

Yanaştığımız kıyıda bir fotoğraf:

Buralarda doğa yürüyüşü yapmak gerçekten çok zevkliydi. Gözleme satan ablalar vardı ama henüz yeni yemek yediğimiz için tadına bakamadık. Devamını Oku »

Etiketler: ,

Yorum Yaz : Nisan 25th, 2008 : Gezdim Gördüm

Muğla Gezisi - Fethiye

Saklıkent ‘te yemeğimizi yedikten sonra, Fethiye - Belcekız ‘daki Asena Beach Otel‘e doğru yola çıktık. Otel gerçekten çok hoş bir otel olup, normal bir okul gezisi için fazlasıyla lükstü. Bu noktada hocalarımızın yoğun gayretlerine hayran olmamak elde değil. Odalar klimalı, televizyonlu, buzdolaplı, balkonlu, hatta özel şifreli kasalı olup son derece şık odalardı.

 

Asena Beach Otel

Otele gerçekten hayran olduk. İlk gün, otele yerleşip akşam yemeğimizi yedik. Zengin bir açık büfeyle bizi karşıladılar. Özellikle tatlılar kısmına bayıldık. Sonrasında deniz kenarına gittik. Kıyıda yürüdük, dalgalarla bol bol ıslandık. Ayakkablarımız su, kum, ve taş içinde kaldı. Otel odamıza dönüp temizlenmeye başlayınca oda leş gibi oldu. Ertesi gün gezmeye çıkıp geri döndüğümüzde odamız tertemizdi.

Otelin havuzu ve barı da tadını çıkartılmaya değerdi:

 

Asena Beach Otel Barı ve Havuzu

Ölüdeniz’de akşamları çokça gezme imkanımız oldu. Ayakkabılarım giyilemeyecek kadar ıslandığında sahibi de bizim gibi İzmitli olan Sainsbury Market ‘ten ucuz bir ayakkabı ayakkabı aldık. Bize üzerinde Fethiye yazan çakmaklardan hediye etti. Devamını Oku »

Etiketler: , , ,

Yorum Yaz : Nisan 23rd, 2008 : Gezdim Gördüm

Muğla Gezisi - Saklıkent

Muğla Üniversitesi‘nden sonra ikinci durağımız Saklıkent oldu. Saklıkent gerçekten bir doğa harikası.

saklıkent

Bu güzelim doğa harikasında ilerlemek için geçtiğiniz köprü ne yazık ki çok sakat. Bazı yerlerde iki adam kalınlığında boşluklar var. Sakata gelinebilir.

Kanyondan ileri gidince, durgun suyun üzerinde tahta plakların üzerine oturup altınızdan su akarken, tavuk, balık, köfte mangalınızı 20 lira gibi miktara yiyebiliyor, hamaklarda sallanıp doğanın sesini dinleyebiliyor, etraftaki kuşlara vs bakabiliyorsunuz.

Sezon kapalı olmasına rağmen, bu doğa harikasında turistlere rastladık. Ülkemiz gerçekten cennet gibi bir ülke. Keşke değerini iyi bilsek…

Etiketler: , ,

1 Yorum : Nisan 23rd, 2008 : Gezdim Gördüm

« Önceki Yazılar