Duvara Karşı
->

Türkiye ‘de daha çok basının, Sibel Kekilli ‘nin geçmişi ile meşhur ettiği, aslında yıprattığı bir film Duvara Karşı. Solino ile tanıdığım Fatih Akın ‘ın şaheseri.
İntihar girişiminde bulunan kırklı yaşlardaki Cahit ile yine intihar girişiminde bulunan Sibel ‘in, Sibel ‘in anne evinden kalmamak için formalite icabı Cahit ile evlenmek istemesi üzerine, yaşadıkları. İki “tutunamayan”ın hikayesi… Film gerçekten suratınıza sekiz yüz sayfalık bir kitap fırlatıp burnunuzu kırıyor gibi…
Daha önce Hırsız Var adlı dandik bir filmle tanıdığım Birol Ünel oyunculuğun dibine vuruyor. Gerçekten mükemmel bir performans sergilemiş. Sibel Kekilli yine aynı. En çok takdir ettiğim ise Güven Kıraç oldu. Masumiyet ile birlikte hayranlığımı kazanan Güven Kıraç -kendisi yakın zamanda bir şiir kitabı çıkarmış bu arada- bu filmde de en az Masumiyet ‘teki gibi harika oynamış. Bir insan bu kadar mı güzel küfür edebilir. : ) Meltem Cumbul, yine kötü, çok kötü, hep kötü.
Film gerçekten çok etkileyici. Hani bazen bazı filmleri anlatırken sıfatlar bulamayız da “mutlaka izlemelisin” der susarız; işte öyle bir film…
Güven Kıraç ‘ın biriktirdiği paraları Birol Ünel ‘e verdiği sahnede gözyaşlarımı tutamadığımı söyleyebilirim. Filmde bunun gibi çok “acıtıcı” sahneler var. Ağlancak bir şey olmayıp da ağlatabilen sahneler.
Ayrıca, insanların bencilliğine de çok güzel değinilmiş diye düşünüyorum. Sibel ‘in, ilk başlarda Cavit ‘in kendisine gerçekten aşık olduğunu fark edememesi, başka erkeklerle birlikte olması, onu anlayamaması güzel anlatılmış. Galiba bu hep böyle. Ortada bir aşk olduğunda, genelde, bir taraf bencil oluyor, veya “mantıklı” oluyor. Bunu bir de filmin sonunda görüyoruz desek belki biraz zorlamış oluruz ama pek de yanılmış olmayız. Yaşanmış onca şeyden sonra, birden vazgeçmek, bırakmak, pes etmek… Bir yerden sonra intihar anlamsız oluyor. Belli adımları attıktan sonra çok çok anlamsız oluyor. Ya adımlar atılmadan önce edilmeli, ya da yola devam edilmeli… Yoksa arkanızda harabeler bırakıyorsunuz ki buna hiç hakkınız yok. Bunların, filmle doğrudan bir alakası yok, bana çağrıştırdıkları sadece…
Bir yok oluş, oradan oraya savrulma, hayatın içinde neyin ne olacağının belli olmaması, bunları gördüm ben Duvara Karşı ‘da. İnsanın da bir hayvan olduğunu, yemeden, içmeden, sevişmeden yaşayamayacağını ama hayvanlardan farklı olarak “duygu” diye bir şeye sahip olduklarını ve her şeyin temelinde bunun yattığını gördüm ve Fatih Akın ‘a bir kez daha hayran oldum.







çok güsel olduğunu duydum ama izlemedim ama izlerim ya
ayşe
29 Eyl 07 at 20:36
Duvara Karşı aslında çok yanlış tanıtılmış ve anlaşılamamış olduğunu düşündüğüm bir film. şöyleki ;bu filmi almaya gittiğimizde oradaki arkadaşların ortak fikri şu yöndeydi:film sex filmi alıp yanınızda erkek arkaşınızla izlemeyin.
tabiki değildi.olamazdı ki.Bunu söyleyenler filmi ileri sarıp o sahneleri arkadaşlarına izletenlerdi
eğer birileri bazı filmleri böyle eleştiriyorsa ben o filmi kesin alıp izlerim:D ynlış anlamaz kimse umarm bu dediğimi.keza ne anlatmak istedğim ortada
bazıları aradığını bulamazlar o filmde,ya da çok önyargılı izlenir genelde filmler. Filmleri film gibi izlemez çoğu.Kimse orda ne anlatıyo diye oturup düşünmek istemez,herkes önüne hazır sunulsun ister çorbası yanında tuzuyla,baharatıyla
böyle olmayan filmler de saçma sapan yorumlara,beğenmemezliklere,yanlış yönlendirmelere sebep olurlar.
“boş film” deyip keser atarlar.etrafınızda çoktur sizin en sevdiğiniz filmlere insanların yaptığı kötü yorumlar.kızarsınız ama yapacak birşeyiniz yoktur
izledim filmi sex filmimiydi
lafı çok uzattım kısa keserekten,gerektiğinde aşıkken çekip gidebilmeyi,sen çaresizken bile yardım edebilmeyi, sevişebilmeyi sevdiğinle yada sevişmemeyi seçmeyi seçebilir insan.
yazmışsın ya ” Bencil olur bi taraf”.evet olabilirmiş ve olunca nasıl olur bunu görebiliyoruz ve anlamaya çalışıyoruz onları böylece.
Filmi izleyeli uzun zaman oldu onun için o kadar seçemeyebiliyorum tam olarak küçük ayrıntıları fakat genel olarak bana işlenen duygular bunlardı.
Ve birde her düş kırıklığımda dinleyip dinleyip ağladığım “ağla sevdam” şarkısı.
ilgisiz
7 Eki 07 at 01:52
Birol Ünel bu filmde oyunculuk yapmamış bizzat kendini oynamıştır..
Düğüne elinde bira ile gelmesi, Güven Kırac’a “Aşık oldum abi” diyipte, bardakları kırıp sahneye fırlaması.. Eli kanlı kanlı oynaması.. Başka bir flm..
Birde barda dayak yerken “ben sana öylesi taptım inan böylesi aşka yasak tanımam” çalıyordu yanlış hatırlamıyorsam(izleyeli 3 yıl oldu) o sahne de çok hoşuma gitmişti.
Fatih Akı’ın “Im Juli”(Temmuzda) sı da izlenmeye değerdir..
Bilal Bay
7 Eki 07 at 07:27
Sibel Kekilli’nin porno film yıldızı olmaktan çıkarıp onu star yapan film. Zaten bu film olmasaydı Sibel Kekilli hala porno film çekiyor olurdu ki çekmesede hala ünlü iş adamları ile işini icraa ediyor.
Hakan
3 Tem 09 at 02:30