Gün geçmiyor ki birbirinden ilginç olaylarla karşılaşmayalım, ağzımız açık kalmasın.
Spam kutusuna düşmüş bir postada gördüm ilk olarak. Toplu bir listeye yollanmış. Baktım içerisinde Kuran ‘dan ayetler falan var, “ne diyo lan bu” diyerekten bir okuyayım dedim. Derken aşağıda alıntıladığım satırlarla dolu bir blogla ve bloga bağlı bir anasayfayla karşılaştım. Küçük bir araştırma yaptım; bu konudan daha önce Bildirgec ‘te de bahsetmişler.
Daha sonra baya bir araştırdım. Yorumlar kişinin ya obsesyonun doruklarında olduğunu ya da reklamlarla paranın dibine vurmak isteyen çakalın biri olduğunu iddia ediyordu. Evet, ortada bir “hak arama” iddiası varsa, reklamların olması düşündürücü; fakat kişinin maddi durumunun kötü olduğunu da varsayarsak, blogunda da dediği gibi blogunun finanse edilebilmesi için gerekli. Neyse, burada kişinin doğruyu söyleyip söylememesi değil, önemli olan başvurulan bu yol. Yorumlarımı katmadan önce biraz bakalım ne diyor:
…Okulda kavga ettiğim sınıf arkadaşım (ismi Selim B.) bana, “babası yok, annesi o..” diye iftira attı. Çete arkadaşları da onu savundular, şahitlik ettiler. İnsanlar kötü habere bayıldıklarından herşey bir anda yayıldı. Ben ne söylediysem dinletemedim. İnsanlar, “madem öyle değil, o zaman neden herkes öyle söylüyor?” dediler. Kendisiyle kavga ettim ama gene yanlış anlaşıldım. En büyük sorun da ATV’de bu konunun rating uğruna pervasızca yayınlanması oldu…
Eğer bu durum doğruysa; kişinin hakkını aramak için böyle bir yola başvurmuş olması oldukça trajik. Hak var hukuk var ama hak hukuk da parası olana var. Avukat ücretleri almış başını gidiyor. Paran yoksa ara bakalım hakkını. Fakat gariptir ki kişi, mahallede rezil olduğunu, itibarının sıfıra düştüğünü iddia ediyor, ama sitesini tanıtıp, başına gelenleri anlatmak istiyor. Sitede adını soyadını çekinmeden veriyor. Bu bir çelişki. Zaten bu konu normal şartlarda dört beş ayda unutulur ama kişi adeta unutulmasın diye blog açmış.
Eğer bu durum yalansa; olay daha acı. Eğer insanlarımız bu kadar alçalmışlarsa, para için bu kadar aşağılıkça bir yol seçmişlerse ve en önemlisi, şu kısa ömrün dakikalarını bunun için harcamışlarsa durum çok acıklı. Yukarıdaki gibi bir utanç, böyle bir aşağılılıktan çok daha şereflidir. Ben olayın doğru olduğunu temenni ediyorum, eğer öyle değilse; bu insanlardaki manevi çöküşün ne boyutlara geldiği konusundaki görüşlerimi iyice doğruluyor. Eğer yanlışsa, bu yanlışı “giderek hayvanlaştığımız” şeklindeki iddialarımda sıkça kullanabilirim.
Bu konudaki yorumları da merak ediyorum. Bu konunun tartışılmasını istiyorum. Hatta işimizi gücümüz bırakıp bu konuyu tartışmalıyız ki eğer ikinci durumdaki gibi aşağılık insanlarla bir arada yaşıyorsak, bunun farkında olduğumuzu pekiştirelim.




İnsanların haklarını araması kadar şüphesiz normal bir şey olamaz. Lakin ülkemizde din sömürüsü aldı başını gidiyor. Spam’ı desteklemiyorum tabiki yanlız bu durumda spam bana normal geldi. Ama, bu spam yapılırken sizinde söylediğiniz gibi Kuran dan ayetler ile başlayarak giriliyorsa işe, ben bu işte çıkar olduğunu düşünürüm. Bir din sömürüsüdür gidiyor.. Şöylede bir örnek vermek isterim;
Çoğu kişi bu konuya rastlamışlardır. ortada bir heykel var, heykel kanguru ile insan arasında bişeye benziyor. hikayenin özeti şöyle;
Hollandada Annesi Kuran-ı Kerim okuyan bir kiz annesine sinirlenip Kuran-ı Kerimi yırtıp atıyor. Ve kız bahsettigim insan-kanguru karışımı şekle dönüşmüş. bu konuların çoğu Kuran dan ayetler vs. ile süslenmiş yorumlar ona keza…
biraz araştırdım, ve bu olayın yalan ve yanlış olduğunu gördüm. Verilen resimn Asyalı ülkelerin birinin sergi veya müze gibi bi mekaninda çekilmiş bir resim olduğunu farkettim. Yazıyı ortaya çıkaran arkadaş şöylede bir kurnazlık yapmış resmin tamamını değilde yanlızca bir bölümünü kesip yayınlamış. Ülkemizde de din sömürüsünün alıp başını gitmesi olayı bütün web sitelerine ulaştırmış..
Şimdiki olayında bir din sömürüsü ve çıkar uğruna yapıldığını düşünüyorum.
eğer yalansa boş insanların boş işleri diye tabir etmek gerekir ki ,21.yy’da bunlarla uğraşan insanların olacağına inanmak istemiyorum açıkçası. lakin doğru olduğunu düşünür isek işte o noktada insanın sınırları zorlanmış olur ki allah kimseyi bu durumua düşürmesin. ancak bizim insanımızın kısır beyinleri herşeye inandığından yakında inek kuş doğurdu desek doğrudur diyecekler. yerinde sayan ,dar ve aşırı tutucu görüşleri olan bir milletiz.
Akli Denge
Hayvanlaşmak demekle doğru kanıya yaklaşmışsın bence.
İnsanlar artık onur, şeref gibi hasletlerini para uğruna önemsemez hale geliyor. Eda Suner’e çatarak, onu aşağılayarak sitelerine ziyaretçi çekmeye çalışan kişilerde de gördüğümüz gibi bazı insanlar ufak kazançlar için her şeyi göze göze alıyorlar.
Bahsettiğin konuda biraz da akli dengesizlik söz konusu gibime geldi.
Zaten bütün bu hem mantıksız hem etik dışı hareketler normal insanların baş vuracağı şeyler değil. Kişilik düşüklüğünden tut da genetik zekâ geriliğinden kaynaklanan aile örfü haline gelmiş seviyesiz alışkanlıklar özellikle internet aleminde çok çirkin şekilde kendisini gösteriyor.
Benim sitemi açarken ticari bir amacım hiç bir zaman olmadı. Siteme cebimden en az 2500YTL harcadım. Reklam yapmaya da çalışmıyorum. Akli dengem şu an için yerinde, sonrası Allah kerim.
Ben sadece sokaktaki insanların zaten beni -kötü- tanıdığı için itibarımı geri almak adına sesimi duyurmaya çalışıyorum. Olayların üzerinden uzun süre geçtiği için siz hatırlamıyor olabilirsiniz ama benim çevrem bunu hiç unutmuyor ve ben nereye gitsem peşimden geliyor. İnsanlar sürekli “madem öyle değildi neden herkes öyle söyledi” deyip duruyorlar. Oysa ki işin aslı ve hızlı yayılmasının sebebi hakkımdaki yayındır.
Sorunuz varsa email ile de alabilirim: gorkemates@gmail.com.
Bana cevap yazılmış.
Ben o satırları Eda Sunerle uğraşanlar üzerine hayrette kaldığım sırada yazmıştım. Yazdıklarım aslında genele yönelikti ve de herşeyiyle öyle görünmesi gerekiyordu ama öyle olmasına dikkat edememişim. Eleştirilen kişiden özür dilerim.
Söz konusu kişi, kendisinin bilmesini isterim ki, bana son derece çirkin bir iftirada bulunulmuştu ve iftira o kadar zekice delillerle ortaya sunulmuştu ki, ben bile inanacaktım diyebilirim. Ama çevremdeki insanlar beni iyi tanıdıklarından güvendiklerinden inanmadılar.
İnansalardı da benim için bir şey değişmezdi.
Hayatımı çevremdeki kişilere endeksleyerek yaşayacak değilim.
İnsan hayat yolunda tek başına olduğunu bilmeli yeni ufuklara yelken açmalı.
Geçmişteki bir noktaya takılıp kalmak kimseye bir şey kazandırmaz.
Bir de sokaktaki insanlar söz konusu edilmiş. Kendisi tutucu ve dedikoducu bir muhitte yaşıyorsa haklıdır. Böyle bir arkadaşım var. Neler çektiğini bir Allah bilir bir de ben. O arkadaşım çevresi yüzünden gerçekten psikolojik yardıma muhtaç duruma geldi.
Burada eleştirilen kişi o muhitten taşınmalı.
Kara cahil ve dedikoducu insanlara bir şeyi ispat etmeye çalışmanın hiç bir faydası olmaz. Ancak kendi akli dengesi zarar görür ve gerçekten çok yıpranmış bu insan.
Kiremit ‘e kesinlikle katılıyorum bu noktada. Eğer gerçekten böyle bir durum vasa, önyargılarda yüzen toplumumuzda internetle hakkınızı arayamazsınız. hele internette “itibarınızı” asla aramayın.
Eğer, yaşadıklarınız gerçekse, bizler, duyarlılığımızı gösterip buna üzüldük. Sizin de yapmanız gereken o muhitten taşınıp bu duruma bir son vermeniz ve internette başka projelere yönelmeniz gerekir. Aksi takdirde, ben de dahil, herkes art niyet arar ve haklıyken haksız duruma düşersiniz.
Tekrar geçmiş olsun diyor ve bu yorumları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyorum.
Bu yaşanılanlar, Görkem Ateş arkadaşın sitesinde bahsettiği kadar değilmiş gibi geliyor bana. Yani sanki ufak kesintiler yapılmış, konu özeti gibi bişe olmuş.
Tv’lere hiç birşey söylemicem zaten iki sinek çifleşse onu bile haber yapalım diye bitaraflarını yırtacaklar.
ilk mesajımda da “Şimdiki olayında bir din sömürüsü ve çıkar uğruna yapıldığını düşünüyorum.” yazmışım. Lakin sitelerde ki yazıları okuduktan sonra önyargılı olduğumu düşündüm.
bu önyardımı da yurdumuzda moda olan “Din Sömürüsü” üzerinde hassaslaşmam ve kizgin olmam yüzünden olduğunu düşünüyorum.
Ki bu önyargı içinde görkem’e bir özür borçluyum sanki..
Ne yazık ki gittiğim her yerde bazı insanlar beni tanıyorlar ve sürekli laf sokuşturuyorlar. Ben ise kavga etmekten yoruldum. Bir gün adaletin tecelli edeceğine inanıyor ve saf halkımızın içine sokulduğu iftiranın son bulacağını düşünüyorum.