Albert Camus ‘un da dediği gibi “İntihar tek felsefi sorundur.” Hala da çözülememiştir.
Camus ‘a göre intihar bir haktır. Kişi isterse bunu kullanabilir. Yaşam saçmadır. Ama yaşanmalıdır. Camus yaşamın yaşamaya değer olup olmadığı sorunsalı üzerine düşünmüştür. Ayrıca “İnsan ne ise o olduğunu kabul etmeyen tek varlıktır” diye de çok klas bir sözü vardır.
Eski Yunanistan düşünürleri intihara karşı çıkmışlardır. Ruhların ölümsüz olduğunu düşünen Platon, Aristo gibi düşünürler intihar edenlerin alçakça bir şekilde gömülmesini söylemişlerdir.
Eski Yunanlarda daha sonra Zenon gibi vatandaşlar intiharı savunmuşlar, kişinin doğal bir hakkı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Eski Yunanların son dönemlerinde bu tür düşüncelerin yayılması ile Eski Yunanistan ‘ın Roma İmparatorluğu ‘na katılması ile intihar olaylarında büyük artış görülmüştür. Daha sonra Hıristiyanlığn hakim olması ile ömür Tanrı ‘dan alınan emanettir anlayışı gelmiş, intiharların önüne büyük ölçüde geçilmiştir.
Nietzche insanların kendi ecelleriyle ölmeleri gerektiğini savunmuş, ama intihara karşı çıkmamıştır. İntiharın insanlara verilmiş bir hak ve armağan olduğunu söylemiş ve bunu erken kullanmanın anlamsız olduğunu anlatmıştır.
İlk başta bahsettiğimiz Camus ‘u biraz irdelemek istersek eğer, Camus ‘a göre felsefede tek bir soru vardır. O da “hayat yaşamaya değer mi?”. Ona göre felsefede başka bir soru yoktur. Neden yaşıyoruz ? Niye bütün bunlar ? Fakat yine de intiharın bir kaçış yolu olduğunu, insanların dünyada kalıp onu mümkün olduğunca incelemelerinin ve ne olduğunu çözmelerinin gerektiğini savunmuştur.
Konfüçyus ise intihara kesinlikle karşı olup, insanın asil görevinin iyi ve uzun yaşamak olduğunu iddia etmiştir. O’na göre ölümden sonrası merak edilmemelidir. Eğer ölümden sonra hayat varsa kimileri oraya erken gitmek isteyebilir.
Bahsettiğimiz filozofların görüşlerinin doğrultusunda değerlendirecek olursak eğer, insan yaşıyorsa yaşamalıdır. Eğer yaşıyorsak ve buna karşı çıkıyorsak ilkelliğimize, doğamıza aykırı bir iş yapıyoruz demektir. Bunun yanında intihar bir haktır. Kişi kendini topluma ait hissedemiyorsa, felsefik sorunlarla boğuşuyorsa, bir anlamı yoksa hiçbirşeyin bu hakkı kullanabilir. Güzel bir sözle noktalayacak olursak ;
“Gölge bir yaprağın gölgesiyse bir varoluş nedenidir. Varoluş bir farklılıktır. Herşeye oradan bakıyoruz. ” –İlhan Berk
Bölüm 1: İntihar Nedir ve Neden Bölüm 2: İntihar Yöntemleri




Camus’ye göre dünyanın bir anlamı yoktur. Tıpkı Schopenhauer gibi dünyanın gayet düzensiz ve belli bir amacı olmayan bir saçmalık olduğunu öne sürer. Hatta kendi kelimeleriyle “Hayat aslında anlamsız bir bulanıklıktır; ama ona anlam katabilmek gerekir. Mutlaka bir tercihiniz olmalı; ona dayanmalı; onun için mücadele etmelisiniz. Tercihliksiz de bir tercih..”
Buradan sonra Camus üç ana tercih gösterir. İntihar, umut, isyan. İntihar her zaman bir haktır. Ancak anlam katabilmek gerekir derken, bu anlamın intiharla birlikte sönüp gitmesi düşünülemez elbette. Umut’a gelince; Nietzsche’den yardım alalım: “Umut en son kötülüktür.”
Ama isyan deyince, hepsinden daha anlamlı geliyor Camus’ye, Nietzsche’ye, bana.
En kişisel konulardan biri intihar hakkında güzel bir yazı, intiharın piri de seneca dır herhalde, hem bunun bir özgürlük olduğunu savunmuş hemde, yavaş yavaş ölmesini sağlayacak en uçuk bir yöntemle, topukları dahil bir çok yerini keserek, uygulamayı da göstermiştir, okumuş insanlarda rastlanılan bir hastalık olduğunu söylemek de pek yanlış olmaz sanırım, bir söz vardı, “hiç kimse her şeyi bilecek kadar güçlü yartılmamıştır” okuyan insanlar eriştikleri bilginin ağırlığı ile bu yola savruluyor galiba, okumaya yazmaya evet de, Allah gecinden versin.. :)
Buraya bir yorum eklemiştim ama ya yorumları karıştırdım yada birşeyler yanlış olmuş. Özetle benimkisi de Amin Maalouf’tan bir alıntıydı; “Son Kurtuluş Çaresi” yaşamama hep yardımcı olmuştur. Elimin altında olduğu için, bu çareye hiç başvurmadım. Ama ahretin direksiyonu elimin altında olmasaydı, kendimi tuzağa düşmüş hisseder ve bir an önce kaçmaya bakardım.”
intihar çok nadir bir şey.
bu yaşıma kadar çevremde ve yakınlarımın çevresinde intihardan ölüm vakası görmedim duymadım. aslında var bir iki deneme ama kurtarılacaklarından emin oldukları için teşebbüs ettiklerini sanıyorum. kolaylıkla kurtarılmışlar.
bu da demektir ki onlarınki ilgi çekmek için idi.
felsefi bir şeyler yazmadım. o yönüm gelişmemiş:)