
Türkiye’de dizi sektörünün gitgide geliştiğini savunuyorum. Avrupa kalitesine gitgide yaklaşıyoruz. Kanıt da bu tezimi güçlendirenlerden. Ama çok fazla eksiği var. Vasat bir ilk bölümden sonra kendini biraz daha toparladı gerçi.
Öncelikle Kanıt’ta oyunculuklar rezalet. Paradan tasarruf edilmiş belli. Ama gerçekten çok vasat oyunculuklar var. İnanılmaz yapmacıklar. Başroller dışında tüm oyuncular rezil bir durumda. Biraz paraya kıyıp biraz daha iyi adamlar bulmalı veya Konuk Oyuncu ayağına daha profesyonel insanlardan yararlanmalılar.
Formatta da sıkıntılar var. Sevil Atasoy’un replikleri insanda merak uyandırıyor olsa da “dizi” formatını bozmakta. Bu replikler senaryoya doğal süreç içinde kazandırılmalı. Ne bileyim o kadının anlattıklarını bizim başroldeki elemanlar misal bir toplantı odasında konuşarak da verebilirlerdi. Sevil Atasoy’un oynatılması ve o kadar uzun diyaloglar verilmesi kötü olmuş. İlk bölüme nazaran iyileştirmişler ama. İlk bölümde sürekli “dedi Orhan Kemal”, “düşündü Orhan Kemal” diye diye baymıştı.
Lakin gerçekten senaryo araştırmalarını iyi yapmışlar. İzlettiriyor kendini. Biraz daha oyunculuklara ve formata yönelirlerse ortaya çok daha kaliteli bir yapım çıkacağına inanıyorum. Türkiye’de on yıl içinde dünya çapında izlenecek diziler çekileceğine inanıyorum, öyle ümit ediyorum.




Geri izleme: Yahşi Cazibe | Doğancan Ülker