Doğancan Ülker

Informatiker

Okullar Açıldı

4 Yorum

okul İnternette konuyla alakalı bir resim ararken, Rıfat Ilgaz ‘ın bu kitabının kapak resmini buldum. Çok da güzel gitti yazıya.

Daha 7 yaşındaki binlerce çocuk bugün okula başladı. Akşam haberlerde yine ağlayıp, zırlayan çocuklar göreceğiz, kendi ilk günümüz aklımıza gelecek, oh çekip hafif ve acı acı gülümseyeceğiz belki de.

Ne olduklarını bilmiyorlar. Nerede olduklarını bilmiyorlar. Şuan bulundukları yeri anlamlandıramıyorlar eminim. Üzerindeki önlüklere tuhaf tuhaf bakıyorlar vs. Nasıl da herşey olması gerektiği gibi değil mi ?

İlkokula başladığım günleri çok zor hatırlıyorum. Çok cadı bir öğretmenimiz vardı. Melahat idi adı. Bir iki arkadaşımızın kulağını çekti diye şutladılar okuldan. Sonra Ayhan Bey geldi. Efsane. Ona çok ama çok şey borçluyum. Hiç ders çalışmadan, sadece derste onu dinleyerek başarılı olmuşumdur hep. Çok yaramazdım. elime çok cetvelle vurdu ama hiç kızmadım ona. İlkokulun ilk günlerinde kantinde bir öğretmene, sırayı bozan birini şikayet etmek için “amca” demiştim, bana kızmıştı. Çok önemli bir an değil ama nasıl hatırlıyorum bilemiyorum. Anaokulunu da çok net hatırlıyorum. Kırmızı önlükler, çizgiler çektiğimiz defterler (hiç sevmezdim), boyama kitaplarımız vs.

Bugünden itibaren binlerce küçük çocuğu çok zor bir hayat bekliyor. Çok zor. Bu hayatlarının ilk yıllarında çok mutlu anlar yaşayacaklar, ruhlarını besleyecekler, eminim. Hayatın ciddiyetinin, üzerindeki önlükler kadar basit olmadıklarını anladıklarında ise fena halde sinirleri bozulacak hepsinin.

Önlerinde, üniversite okuyacaklarını varsayarsak, 16 yıllık bir eğitim süreci var. 16 yıllarını birşeyler öğrenerek, belki de öğrendiklerini sanarak, geçirecekler. Ben 11. yılıma giriyorum henüz. Okulda öğrendiklerimin, büyük kısmının hayatımda işe yaramayacağını bir iki yıl önce fark etmiştim.

16 yıl okuduktan sonra en “yaşanılası” vakitleri tükenmiş olacak. Ondan sonra da hayattan zevk alacaklar tabi ama ilkokuldaki gibi olmayacaktır hiçbir şey.

Hayat ne kadar tekdüze aslında. Sıradan. Her şey önceden planlanmış. İlk yedi yılı hatırlamıyorsun, sayma, on altı yıl okudun etti yirmi üç. Bir yıl askerlik etti yirmi dört. Bir yıl staj vs yaptın işe geçiş dönemi yirmi beş. Yeni yeni maaş almaya başlıyorsun bir yıl toparlaman lazım bütçeyi 26. Ondan sonra da her gün işe gidip para kazanmak zorundasın. Tıpkı okula benziyor. 25 yıl çalışsan elli bir.. 60 yıl yaşadığını varsayarsak dolu dolu geçirebileceğin 9 yılın var. Hadi git geçir. Görüşürüz.

NOT: Tam da bu konuda Bilal Bay ‘ın hoş bir “story board” tarzında bir çalışması var. Buradan indirip (4 mb) izleyebilirsiniz. Kendisi çalışmasını şöyle tanıtmış:

Bir çocuğun doğumundan, üniversite sınavının bitimine kadar ki gerçek ve bilinçaltı dünyasını ve eğitim sistemin onu nasıl “tekdüze” bir hale getirdiğini anlatmaya çalışıyoruz…
Filmde, çocuğun doğumundan itibaren akan bir yol olacak ve bu yol üzerinde yaşadıklarını anlatacağız… Dış mekanlarda sanal bir şehir olacak…
çekimlerin çoğu yeşil perde önünde olacak ve çocuğun bilinç altını arka planlarla destekleyeceğiz… Örneğin; ilk okula girdiğinde kendi tasarladığımız bir ilk okul içinde ilerleyecek…

Story board üzerine pek uğraşamadık.. Biraz aceleye geldi ve biz çekimlerde kullanacağımız ana açıları çizdik… Yani tam bir story board olmadı… Üçe bölünmüş ekranlar arasında geçiş var sanal ortamdan gerçeğe doğru,onları tam yansıtamadık.. neyse buyrun linki…

Yazan: Doğancan Ülker

Eylül 10th, 2007 at 5:21 pm

4 Yorum to 'Okullar Açıldı'

Yorumlara abone ol: RSS or TrackBack to 'Okullar Açıldı'.

  1. “amca” yaa.. İlk okuldaki öğretmen çok önemlidir. Mesela ben beni okutması için seçtiğim Yıldız Öğretmen ile sadece 1 gün aynı sınıfta kalabildim. Sonra başka bir okula gitti ve ben yeni gelen erkek öğretmenle bomboş bir 4 yıl geçirdim. Bomboş..Öğretmen önemlidir evet!

    melinda

    11 Eyl 07 at 13:07

  2. Okullar haftaya, 17 Eylül tarihinde, başlıyor. Bugün sadece 1. sınıflar başladı. Bilindiği üzre birinci sınıfların okula uyumunu kolaylaştırmak amacı ile, geçen seneden (2006-2007) beri birinci sınıflar bir hafta önceden okula geliyorlar.

  3. du bakıyım, tam 16.senemdeyim, okul hayatımdaki.. hay Allah ya nası geçti bunca zaman?
    ama hani sen de demişsin ya, öyle monoton ki, farkedemiyoruz bile :(

    ruki

    15 Eyl 07 at 10:40

  4. Okula devam etme ve çalışma zorunluluğu olmadan zamanlar yaşanılasıdır, diye düşününce haklsın…Ama bence mesele, bu zorunlulukların olmadığı zamanı arttırmakta değil okumaktan ve çalışmaktan zevk alabilmekte. O zaman okumak ve çalışmak zorunda olduğumuz uzun yıllar bu kadar problemli olmuyor. Ben onlardan birisi değilim maalesef ama yaptığı işi çok seven ve yapmaktan mutluluk duyan insanlar var, işte hayatı dolu dolu yaşayanlar onlar.

    hbasak

    17 Eyl 07 at 16:07

Yorum Yaz!