Evet insanları moddan moda sokan bir dünya düzeninde, şuan itibariyle “ÖSS Öğrencisi” modundayım.
Her geçen yıl zorlaşan ÖSS ‘ye artık son sene yüklenmek yetmiyor. Daha 10. sınıfta olmasına rağmen “ÖSS ÖSS” diye tutturanlar var. Bu nedenle bu yazımı en azından birinci bölümü halletmeye ayırmayı planlıyorum. Kendimi kasmadan, günde toplam iki saatlik bir programla bu işi bitirebilirim gibime geliyor.
Son iki gündür “oran-orantı” konusunu bitirmekle siftahı yaptım. Bu gece bu konuyla ilgili son kez olmak üzere bir 100 soru çözüp, sıradaki konuya geçeceğim. Kendimi eğlenceden vs mahrum etme gibi bir niyetim de yok asla :) Her gün Kilim Cafe‘deyim. Akşamları bol bol film, televizyon izliyorum. Tabi okul başlayınca bu kadar rahat olmayacak o başka.
Yaz boyunca bloga seyrek bir şekilde yazı girerim. Okul dönemine geçtikten sonra gireceğim tek yazı olur “Kazandım ulen” veya “Tek büyük var 70lik”. :)
Hırs yapmayı seven bir insan değilim. Beceremem hiç. Ne bileyim; belki beni kurtaracak bir şey olmadığının farkında olduğum için öyle aman aman üniversiteye gitmeliyim diye de dövünmüyorum. Ülke şartları belli, mezun sayısı belli. Madem ki seçenek olarak önümde sadece bu var, bunu sonuna kadar kullanmalı, kazanmalı ve gittiğimde de farkımı ortaya koyarak diğer mezunlar arasından sıyrılmalıyım. Evet hayatımız bu kadar planlanmış, yapacaklarımız şimdiden bu kadar belirlenmiş. Acı olan da bu zaten.




Yapacağın birçok şey belli/plânlı olmasına rağmen Doğan, içini sen dolduracaksın o şeylerin ve o anlamda hiçbir şey belli değil… Hem istiyorsan ve cesaretin de varsa, plânlanmış şeyleri karşına al ve kendine başka seçenekler de yarat :=)) Bu da sana bağlı ama bedellerini, getirilerini iyi hesaplamalısın!
Yazının başında diyorsun ki: “insanları moddan moda sokan bir dünya düzeninde…”
Bu, hayatını şekillendirmede ve istediğin düşünce ve ruh halinde kalmada zorlandığını ortaya koyuyor… Pekala özel bir çaba ile (ki zamanla bu doğallaşacaktır üzerinde) sen dünyayı moddan moda sokabilirsin… Dünyanın etkisine dur deme ve o etkiyi durdurma şansımız ve de hakkımız (her zaman) var…
Buna inanıp inanmamak ve mümkünlüğüne karar vermek yine senin seçimine kalmış bir şey; hayat zaten seçimlerden ibaret değil midir? seçmek zorunda olduğun için seçmiş olmak da bence seçmiş olmaktan dolayı üzerimizdeki yükümlülüğü kaldırmaz… (seçmeme şansımız da vardı çünkü de mi)
Neyse..! Günaydın ve güzel günler DoğanCanÜlker!