Terör denilen o pis, o tüylerimizi diken diken eden, o iğrenç, o bizi geren kelimeyi sık duyduğumuz günlerde “sorun”un çözümüne ilişkin farklı farklı görüşler var. Sınır ötesi operasyon sonuç vermez diyenler var. Yazarlar, çizerler, enteller, şucular, bucular herkes bir şey söylüyor. Ama en çok da “sınır ötesi operasyon sonuç vermez” deniliyor.
Adamın biri, evinize gelmiş, karınıza, kızınıza tecavüz etmiş, cebinizdeki parayı almış, evinizi kırmış dökmüş, sizi mahalleye rezil etmiş, ne yaparsınız? Şiddet sonuç vermez mi derdiniz? Saldırganla iletişim kurmaya mı çalışırdınız? Yok öyle şey.
PKK dediğimiz şeyin aslında ne olduğu belli. Amerika ‘dan gazın allahını alıp dağa çıkmış aptal Kürt vatandaşları topluluğu. Kürdistan hayalleri kuran ve bunu anarşizmle elde edeceklerine inanan caniler. Yıllardır bu sorunu çözmediğimiz için utanmamız gerekirken, artık “hadi gidelim bitsin şu iş” dememiz gerekirken, bunca kaynak ayırdığımız TSK ‘nın görevini yapmasına izin vermemiz gerekirken, son derece yapay, anlamsız, ve çıkarcı entel görüşlere kapılmış gidiyoruz. Oysa ki PKK ‘nın çözümü -ne yazık ki- silahtadır. Bu fikre alışsak iyi ederiz. Zira kan dökmeden bunu çözemeyiz.
Yapılacak şey bellidir, ordu güçlüdür. Halk, yıllardır siyasette çizilen “şamar oğlanı” imajından bıkmıştır, artık ülkesini bir “hareket çekerken” görmek istemektedir. Şehit anaları günlerdir ağlamaktadır ve biz buna “sorun” diyoruz; “sorun sınır ötesi operasyonla çözülmez” diyoruz. Bu adiliktir.
Türk Silahlı Kuvvetlerini, tüm ama tüm imkanlarıyla, tüm mükemmelliğiyle “sorunu çözerken” görmek istiyoruz. Bunun başka yolu kalmamıştır, ve romantik solcu arkadaşların kafası bunu hala almayacaktır. Birkaç şehit daha verelim, ama terörü bitirelim mantığıyla düşünmek gerekir. Bunca şehit zaten bu adımlar atılmadığı için, romantik kalındığı için verilmiş ve bu şehitler bok yoluna gitmiştir. Bari bundan sonra vereceğimiz şehitler, arkasında bir orduyla birlikte bok yoluna değil de zafer yoluna gitsin ve bu iş bitsin. Ya bitsin ya da biz bitelim.




Bu konuda iş çok çetrefilli. İşin içinde iş var.
Irak’a gireriz de çıkabilir miyiz, orası mechul. Orada nelerin olacağı belli değil. İsrailin ABDnin Irak ve İran yüzünden son derece zor durumda olmaları bizi Irak kargaşasına çekmeleri için çok ciddi bir sebep.
Öte yandan Irakta etkili bir şeyler yapsak bile içimizdeki bölücü elebaşları her yerde her an birkaç kişiyi daha saflarına katmakla meşguller. Bugün Iraktan silah gelmesi önlenebilir peki ya yarın aynı yerden veya başka yerlerden içimizdeki bölücüler silah bulamayacaklar mı sanki? Hatta bir şekilde kendileri de üretebilirler.
Her neyse, israilin çok korktuğu bir tehdit İrandır. ABD ve İsrail Bizi iranla savaşa sokmak zorundalar. Ya bitecekler ya bizi iranla savaştıracaklar. Bu konuyu kimse düşünmüyor nedense.
ABD Irakta mahvoldu gibi bir şey ve önünü göremiyor artık.
İran’ın çok dehşetli bombalar ve füzeler yapmış olması İsrailin sonunun yakın olduğunu gösterir.
ABD ve israilin hiç bir çıkar yolu yok.
Tek yol bölgede Türkiye ve İran arasında şiddetli bir savaş çıkmasıdır. Bunu sağlamaları çok zor gibi görünüyor ama kim bilir ne planlar yapıyorlardır. PKK bahanesiyle bizi ıraka sokarlar sonra bize şiileri musallat ederler ardından İran boş durmayacaktır. Ben düşündüklerimi blogda yazdım. Bir daha da bu konularda yazacağımı sanmıyorum. Halkımız bütün duyarlılığını yitirmiş uyumakla meşgul. Senin gibi benim gibi birkaç kişi düşünüyor yazıyor, bizim yaptıklarımız da bunlardan ibaret kalıyor.
Bundan sonra her şey hükümetimize ve ordumuza kalmış. Halktan hiç bir uyanma beklemeyelim.
Ayrıca ıraka girip ne yaparsak yapalım içimizdeki terör elebaşları her yerde aktif iken ne terör biter ne de ülke bütünlüğümüz korunabilir. İş çığrından çıkmıştır. Bir yıldan fazla oluyor, eski bloğumda PKKnın istanbulda bile nasıl örgütlendiğini yazmıştım. Bugüne kadar onlarla ilgili hiç bir çözüm harekatına girişilmedi. PKK elebaşları bir iken bin oldu. Yani ben yazdım da bir şey yapılmadı demiyorum. Kesinlikle ilgili kişiler PKK nerede ne yapıyor benden iyi biliyorlar ama adeta PKK korunuyor. Halkımız uyuyor hiçbir şey görmek bilmek istemiyor.