DTP Kapanacak Mı?

dtpMeclise girdiğinden beri rahat durmayan, aslında mazlm Kürt halkıyla hiç ama hiç ilgisi olmadığını ispatlayan, ne mal olduğunu anladığımız ve artık fena halde rahatsız olduğumuz Demokratik Toplum Partisi ‘ne Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından “eylemlerinin ve üyelerinin beyanlarının devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırılık oluşturduğu” gerekçesiyle dava açıldı.

Partinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi ‘ndeki 11 üyeden en az 7’sinin kapatılsın demesi gerekiyor.

Partinin yediği 141 tane naneyi Milliyet Gazetesi madde madde sıralamış. Bunlardan 141 ‘i bırakın iki tane bile seçsek partinin kapatılması için yeterli sebeplerdir bence. Yıllardır insanları ayrımcılığa sürükleyen, sosyalizm adı altında sert, pis ve alçakça bir milliyetçilik güden adi siyasetleri ile ülkeyi mahvettiler. Artık buna bir son vermek lazım. “Aydın solcu”larımız ise şimdi bas bas bağıracaklar köşelerinde, internet sitelerinde demoakrasi elden gidiyor bilmem ne diye. Varsın bağırsınlar.

Etiketler: ,

4 Yorum : Kasım 16th, 2007 : Politika

DTP ‘nin Arabuluculuk Teklifi ve İnternet Faaliyetleri

Terörün tırmandığı, her kafadan bir sesin çıktığı ve ne yazık ki gözlemlediğim kadarıyla sağ - sol tartışmalarının bile şiddetlendiği şu günlerde, herkes kendi emelleri doğrultusunda işlerine devam ediyor.

Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal mecliste eğer talep gelirse, kayıp askerler için, PKK ile arabuluculuk yapabileceklerini ifade ettiler. Bu konuda özellikle MHP ‘den çok sert tepkiler geldi.

DTP, bu küstahlığıyla seçme ve seçilme hakkının onlara çok geldiğini iyice belli etmeye başladı. Bu ne gafilliktir ki, kayıp olan 8 insanın hayatını kurtarmak elinizdeyken koskoca devletin sizin gibi birinden “bunu talep etmesini” beklersin? Hadi PKK ile ilişkin olduğunu, satılmış birer köpekten başka biri olmadığınızı, her birinizin haysiyetsiz, şerefsiz ve midesiz insanlar olduklarını, üç kuruşluk dünya için onlarca insanın hayatıyla oynadığınızı geçtik, en azından mecliste insan taklidi yapın da adam zannedelim.

DTP ve PKK, internet faaliyetlerine de son sürat devam ediyor. Kendi satılmış köpeklerini saldıklarını internette, PKK ve terör ile yazılmış her yazıya, her yoruma ve habere, kimileri tartışmacı kimileri ise pis ve alçakça hakaretlerle dolu görüşler bildirip, internette dahi bölücülük, birbirine düşürme işleri peşindeler. Bunun bloglarında, forumlarında bangır bangır DTP diye bağıranlardan rahatlıkla anlayabiliyoruz.

Bugün itibari ile de Leyla Zana ‘nın Milliyet Gazetesi ‘nin anasayfadan yer verdiği küstahlık dolu açıklamaları da bu gelişmelerden sadece birkaçı. Amaç, sadece bölmek. Entel görüşler belirtip, solcu kılıfında dolaşanların da amaçları bölmektir.

Zor anlar yaşadığımız bu günlerde bu oyunlara kanmayıp ve bu alçaklara tepkilerimizi gösterip “bir” olmalıyız. En iyi arkadaşlar hep kıskanılır, hep araları bozulmaya çalışılır ya hani işte Türk - Kürt kardeşliğini bozmak isteyen kişiler de bu ara bozuculardır.

Ha şimdi ben bunları böyle söyledim de ne oldu? Hiçbir şey. Rahatladım belki biraz. Belki biraz da siz rahatlamak istersiniz.

Etiketler: , , , , ,

1 Yorum : Ekim 26th, 2007 : Politika

Bizi Dağa Çıkartmayın

dtp terörist eylemiDoğu Türkistan ‘da, Irak ‘ta, Lübnan ‘da ve dünyanın bilimum farklı coğrafyasında insanlar vahşice katledilir ve biz burada bir hatunun saçıyla başıyla orasıyla burasıyla uğraşırken birileri de başka şeylerle uğraşmıyor değil.

DTP ‘nin mecliste olmasının “demokrasi” olduğuna inanmadığımı, kendilerinin terörist bir grup olduklarını defalarca yazdım. Milliyet ‘in şu haberi ile mecliste rahat durmayacaklarını bir kez daha gösterdiler:

Siirt ‘te güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen 2 PKK’lı teröristin cenazelerinin ailesine verilmemesine tepki gösteren DTP’li bir grup, Şanlıurfa’da gösteri yaptı. DTP Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Demir, ‘şehit’ olarak nitelendirdiği teröristlerin cenazeleri için bundan sonra gıyaplarında tören düzenleyeceklerini söyledi.300 kişilik DTP’li grup izinsiz gösteri yaptı. DTP Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Demir ve DTP İlçe Başkanı Şükrü Binici’nin de aralarında bulunduğu kalabalık, öldürülen teröristlerle, terör örgütünün elebaşısı Abdullah Öcalan’ın posterini açtı. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalık sık sık ‘Şehit Namırın’, ‘Biji Apo’ sloganları attı. Teröristlerin aileleri ise zılgıtlar çekilerek karşılandı.

Aralarında, DTP Gaziantep İl Başkanı Mustafa Türk, DTP Nizip İlçe Başkanı Müslüm Öztaşdöndören’ın da bulunduğu grup Müslüm Solmaz’ın evine ellerinde terör örgütü bayrakları ve Apo posterleriyle yürüdü. Bu sırada, ‘Katil Erdoğan’, ‘Canımızı sıkma, bizi dağa çıkarma’, ‘İmralı sen bizim her şeyimizsin’ sloganları attı.

Bunlar olacaklar. Olması gerekenler. Solcu abilerimizin ilah ettikleri Baskın Oran ‘lar, Ufuk Uras ‘lar bu teröristlerin mensubu oldukları bu partinin desteğiyle milletvekili oldular. Bu nasıl bir sol anlayışıdır bunu ben hala anlayamadım. Solcu denilen adamlar DTP desteğini almayı nasıl kabul ederler, hadi kabul ettiler solcular bunları nasıl desteklerler? Ama oluyor işte.

DTP bundan sonra rahat durmayacaktır. İlk olarak meclis formlarında yabancı dil kısmına Türkçe yazmalarıyla, sonra Ahmet Türk ‘ün “Birileri istiyor diye PKK ‘ya terörist diyemeyiz” açıklamalarıyla şimdi de açık ve net şekilde terör eyleminde bulunmalarıyla kargaşa yaratıyorlar. Bu ülkenin bir numaralı gündem maddesi olmalı. Hepimiz tüm işimizi bırakıp bununla ilgilenmeliyiz. Ama basın bize bu atmosferi hiçbir zaman yaratmayacak, kafamızı bir hatunun orasıyla burasıyla meşgul ettirecektir.

Bu partinin iç yapısıyla da alakalı bir durum. Mecliste koltukları olduktan sonra parti tabanından karşılanmayacak kadar çok istekler geliyor olabilir. Ben DTP ‘nin de kendi içinde huzur olduğuna inanmıyorum.

Bu haberdeki olaya karışanlar hakkında mutlaka soruşturmalar vs açılacak gerekli işlemler yapılacaktır. Ama asla bu bir çözüm değildir. Çözüm için sorunun temeline gidilmeli, DTP ‘nin mecliste ne yaptığı, neyi temsil ettiği sorgulanmalı, ve DTP ‘den üzerinde var olan terörist imajını kaldırması için gerekli hamleleri yapması istenilmelidir.

Etiketler: , , , , , ,

6 Yorum : Eylül 5th, 2007 : Politika

DTP ve Asker

ilker başbuğ22 Temmuz öncesinde Ufuk Uras, Baskın Oran gibi pohpohlanmış isimleri destekleyen ve Sabahat Tuncel adlı mahkumu (mahkum ne de güzel bir sözcüktür) milletvekili yapan DTP ‘ye sonuna kadar karşıydım. Entelektüellerin, popüler sanatçıların, rock gruplarının vs büyük desteğini alan Ufuk Uras ve Baskın Oran ‘a da son derece şaşırmıştım. Entelektüel dediğimiz, aydın dediğimiz insanlar, Kürt milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan, “PKK ile ilişkim yok” diyemeyen bir partinin desteğini alıyorlardı ve bunun adı solculuktu. Bunu anlayamamıştım, hala da anlamıyorum. Bir ara, insanların, bu isimleri Mor Ve Ötesi gibi çok ünlü gruplar destekliyor diye desteklediklerini düşünmeye başlamıştım.

Tam da beklediğim gibi oldu ve 30 Ağustos davetine DTP ‘li vekiller çağırılmadı. E-muhtıra konusunda kesinlikle karşı çıktığım TSK bu sefer tam “yerinde olsam tıpkısını yapardım” şeklinde bir hareket yaptı. Bunun üzerine DTP lideri Ahmet Türk (?) TSK ‘yı bölücülükle (!) suçladı, ve cevabını İlker Başbuğ ‘dan aldı. Üstelik savcılık kendisi hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, devletin yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını aşağılama” suçu kapsamında soruşturma başlattı.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ konu ile alakalı yaptığı açıklamayla tam da içimden geçenleri söyledi:

“PKK’ya terör örgütü diyemiyorlar. Demeyen insanı nasıl davet edebiliriz? 5 dakika sonra şehit versek nasıl yapacağız? Bunu mantığınız alıyor mu? Bölücü diyorlar mı? Demiyorlar… Ondan sonra da bize ayrımcılık yapılıyor diyorlar. Nasıl olacak bu?”

İlker Başbuğ, son derece haklı ve mantıklı. Bu kişiler, PKK ile ilişkileri olmadıklarını kanıtlamadan meclise bile alınmamalıydı. Şimdi birileri bana demokrasi nutukları atmaya hazırlanıyordur bu cümleden sonra. Demokrasi bu mudur? Demokrasi, bir yandan ülkeyi bölüp, bir yandan da takım elbiselerle devletin en önemli kurumunda görevli olmak mıdır? Bir yandan vatan evladını öldürüp bir yandan vatan kurtarmak mıdır? Demokrasi diye bir şey yoktur.

DTP ‘nin mecliste rahat duracağına inanmıyorum. Önce Kürtçe yemin ederler mi etmezler mi derken, ilk golü burada attılar. Asker de rahat durmayacaktır ve durmamalıdır. DTP ‘li vekillerin orada olmaları nasıl demorkasi adına bir hata ise, asker de şuan itibari ile DTP ile ilgili her konuya karışarak demokrasiye müdahale etmelidir. Bilinmez, belki de bu adamlar bizi mecliste temsil ediyorlar diye, bizden dört beş kuşak sonrası bizimle dalga geçeceklerdir ve bu nasıl bir zihniyet diyeceklerdir.

Etiketler: , , , , , ,

5 Yorum : Ağustos 31st, 2007 : Politika

Devlet Bahçeli & Ahmet Türk

Eğer Ahmet Türk gerçekten Kürtleri düşünen, Kürtlerin haklarını savuyan, insancıl bir lide olsaydı bu kareyi buraya gururla koyardım. Milliyetçi bir lider ile, yıllarca zorluk çekmiş masum Kürt halkının lideri. Öyle ki bu kareyi odama poster olarak asardım, her sabah uyandığımda bakardım falan.

Ahmet Türk, asla iyi niyetli bir lider olmamıştır. Kendisi bana göre ülke açısından son derece tehlikeli bir adamdır, bir vatan hainidir. Ahmet Türk, gerçekten Kürtlerin hakkını arayan bir adam olsa, PKK konusunda Türkiye ile işbirliği yapar, partisine yakın olan Leyla Zana gibi isimlerin provakosyonlarını engeller, Kürt - Türk ayrımını yok edecek adımlar atar, çalışmalar yapar, filmler hazırlatır. Ama Ahmet Türk bunlardan hiçbirini yapmamıştır, yapmayacaktır.

“PKK’dan, Güneydoğu’ya döşenmiş mayınların haritasını alabileceklerini, ancak hiç açılım olmadığından dolayı, hareket edemediklerini” söylemesi anlatmaya çalıştıklarımı özetler. Madem bunu yapabilirdin, koskoca devletin senin ayağına mı gelmesini bekledin? Vatansever biri olsan, insancıl biri olsan, akan tonlarca şehit kanı için bir damla gözyaşı dökmüş olsan, bir kere içten bir of çekmiş olsan gerekli makamlara başvurup işbirliği yapamaz mıydın? Direk olarak Genelkurmay Başkanı ile bile görüşebilirdin bu konuda !

Bu Ahmet Türk dür ki Devlet Bahçeli ‘nin elini sıkmayı asla haketmemiştir. Devlet Bahçeli o eli havada bırakmamakla belki de hayatının en büyük hatasını yapmıştır. Belki anlık bir durum olarak geri çekememiş olabilir, zira sonrasında yaptığı “diğer elinizle kurşun sıkmayın” açıklamasından ben bunu çıkarıyorum. Ama olsun, siyasette böyle ufak şeyler bile çok önemlidir.

Ben, Bahçeli olsam, o eli kesinlikle havada bırakır ve kendisine az ilerideki kameraya gidip “PKK ile hiçbir ilişkimiz yoktur, PKK bir terör örgütüdür” dedikten sonra kendisinin elini sıkacağımı, yanaklarını öpeceğimi, elma şekeri alıp omuzlarıma bindirebileciğimi söylerdim.

Bu fotoğraf MHP tabanında da krize yol açtı. Ama Bahçeli gerçekten liderlik özellikleri olan bir adam. Şimdi fotoğrafın krizi çoktan unutuldu. MHP ‘ye gelen liderler konusunda bir bilgim yok, ama genel izlenimim doğrultusunda, Bahçeli ‘nin MHP ‘nin başına gelmiş en iyi liderlerden biri olduğunu düşünüyorum. Zira, birçok serseri ülkücü bile yola gelmiştir sayesinde.

Gerçek ülkücüler ile serseri ülkücüler de ayrı bir tez konusudur. Benim memleketimde Ülkücüler, iki kelimeyi bile bir araya getiremeyen eli silahlı serserilerdi. Her kavgada onlar vardı. Okulumuzdaki çoluk çocuk kavgalarına bile karışır olmuşlar, zayıf çocukları kendi bünyelerine alarak bir kavga durumları olduklarında müdahale etmişlerdi. O dönemde hatırladığım “beyaz çorap giymeyi bırakın, bilgisayar alın” gibilerinden bir açıklaması vardı Bahçeli ‘nin. Şimdi ise, memleketimde ülkücüler bir problem değil. Hala serserileri var ama sokaklarda etkileri yok, bu da demektir ki artık zeki ülkücüler gelmiş ve yararlı işlerle uğraşıyorlar.

Ayrıca Alparslan Türkeş ‘in “bu adamın etinden sütünden her şeyinden yararlanın, ama asla birinci adam yapmayın” gibi bir açıklamasını hatırlıyorum. Ama şuan yerine geçecek başka bir birinci adam göremiyorum.

Etiketler: , , , , , , ,

2 Yorum : Ağustos 10th, 2007 : Politika

« Önceki Yazılar