Archive for the ‘efes pilsen’ tag
Efes Pilsen Blog Yazarı Belli Oldu
->
Beklenen gün geldi, yarışma sonucu açıklandı.
Kazanan arkadaş, en güçlü rakip olarak gördüğüm, Ahmet Emin Şensoy oldu. Kendisini tebrik ediyor, hem kendisi hem de Efes Pilsen için hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Kurumsal blog yazarını arayan ilk marka olarak Efes Pilsen güzel bir yarışmaya imza attı. Ufak tefek pürüzler dışında gerçekten iyi organize edilmiş bir yarışmaydı. Yakında bu tip arayışların çoğalacağını, markaların daha da enteresan işlere imza atacağını düşünüyorum.
Benim için ilk 5′e kalmış olmak bile güzel bir duygu. Kazanan nihayetinde Türk Blogküresi oldu. Umarım ileride birlikte daha da güzel organizasyonlar görüp, ilgiyle izleyeceğiz. Hatta katılacağız.
Blog Ödülleri 2010 Ödül Töreni ve Akıllarda Kalanlar

Efes Pilsen ‘in kurumsal blog yazarı almak için başlattığı yarışmada finalist olmuş, kamera karşısında kendimi tanıtmak üzere Blog Ödülleri 2010 ‘a davet edilmiştim.
Beklediğimden çok daha başarılı bir organizasyondu. Daha önceki senelerde çok fazla eleştiri alan Blog Ödülleri, bu sene o eleştirileri gayet iyi telafi etmiş.
Saat 13:00 ila 14:00 arası konuklar birer birer geldiler. Çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Sonra ünlü simalar görünmeye başlandı. Yekta Kopan, Selçuk Erdem vs. Twitter ‘la ilgili olan panel gayet başarılıydı. Yekta Kopan, o müthiş ses tonuyla, size ana avrat küfür bile etse bölmek istemez, sonuna kadar dinlersiniz.

Panelden sonra ara verilip bir şeyler içildi. Sonra ise Efes Pilsen finalistlerinin katıldığı video çekimleri yapıldı. Biraz heyecan yaptığımı itiraf edebilirim. Kendimi istediğim gibi aktaramadım. Ben konuşurken panelin başladığını haber veren zilin çalması konsantrasyonumu baya bir dağıtsa da kendimi toplayıp sonunu getirdim. Haftaya cuma sonuçlar açıklanacakmış. Sabırsızlıkla beklemekteyim.
Ve ondan sonra esas bomba koptu. Tunç Kılınç ‘ın moderatörlüğünü yaptığı “like mecburen” konulu Friendfeed temalı (daha sonra konu her ne kadar spam mesajlara kaysa da) stand up tadında enfes bir panel izledik. Panel değildi o başka bir şeydi. Hiçbir panelde bu kadar gülünemez. Tunç Kılınç ‘ın, konuklara kırmızı boxer, cadı şapkası, renkli peruk ve öcü maskesi giyidirip oraya çıkarması yardı beni. Kendisi spam mesajlar konusunda da oldukça dertli. Kanser hastası olan blog yazarı arkadaş için çok anlamlı bir konuşma yaptı. Bu panelde sunipeyk ‘in Twitter’ la ilgili sözleri kaldı bir tek aklımda. Twitter’ın web 2.0 veya 3.0 veya kaç nokta sıfır ise standartlarına uygun olduğunu sanmıyorum. Twitter’a bir şey yazmak duvara bir şey yazmak gibi tıpkı. Ve oradaki takipçi sayısı, rakamlar vs hiçbir şekilde sosyal medya başarısı üzerine bir kriter değil. Twitter’ı sevmiyorum.
Dediğim gibi organizasyon gayet başarılıydı. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri çok mükemmel bir seçim olmuş. İkramlar, sınırsız alkollü ve alkolsüz içecekler, her şey gayet iyiydi. Alpella, Schwarzkopf, Hepsiburada.com, Ntvmsnbc, Fiat, Oyuncu.com, Vestel gibi sponsorların dağıttıkları küçük hediyeler de gayet çok hoştu. Organizatörlerden Eray Bey de çok kibar bir insan. Beni tanıyıp, gelip heyecanımı falan sorması hoşuma gitti. Selamlar kendisine.
Çok güzel bir anı oldu. Uzun zamandır Burak ile görüşemiyorduk ayrıca iyi oldu. Fotoğraflar kendisinde, bana yollayınca paylaşacağım.
Kazanan, kazanamayan herkesi sonsuz tebrik ediyorum. İlk üçe girip orada olmak bile yeterli olmalı onlar için. Bu da böyle bir gündü. Efes Pilsen ‘in sonucu açıklansa da rahatlasak biz de.
Final
Efes Pilsen‘in kurumsal blog yazarını seçmek için başlattığı yarışmaya katılmıştım. 30 Nisan’da belli olan sonuçlara göre 5 finalistten biri olmuşum! 250′ye yakın başvuru arasından ilk beşte olmak çok güzel bir duygu.
Çok güzel geri dönüşler, tebrikler aldım. Kendime güvenim daha da arttı. Rüyalarımdaki fırsatı yakalamaya bu kadar yaklaştığım için mutlu ve gururluyum. Şimdi 8 Mayıs ‘ta 2010 Blog Ödülleri organizasyonunda Efes Pilsen standında gerçekleştirilecek “kendini tanıtma” çekimlerini beklemekteyim. 5 finalist arasından biri seçilecek ve kazanan kişi 31 Mayıs ‘ta açıklanacak.
2010 Blog Ödülleri‘nde görüşmek üzere! Törenden sonra bir yere gidip bira içmek isteyen arkadaşlara da hayır demem = )
Efes Pilsen Blog Yazarı Ben Olmalıyım
Efes Pilsen ‘in kurumsal blog yazarı almak için başlattığı yarışma inanılmaz ilgimi çekti. Çok orjinal bir fikir.
Efes Pilsen Blog Yazarı ben olmalıyım, çünkü;
şu kısa hayatımın en özel anlarında mutlaka Efes Pilsen‘in bir gölgesi oldu.Çocukluğumda yolda bulduğumuz veya babalarımızın içtiği biraların şişelerine ait kapaklarla oyun oynadım. Efes kapaklarıyla mutlu olabilen hatta onlar için saatlerce uğraşan, gözleri yerlerde gezen bir jenerasyonun çocuğuyum. Ergenliğe girdiğimde her Türk genci gibi, 18 yaşından küçüklere satılması yasak olan o elmayı ben de yedim. İşlediğim ilk ve tek küçük suçta, suç ortağım Efes Pilsen idi
Aşık oldum, efkarlandım hafif bir müzik eşliğinde Efes Pilsen Dark içerek ağladım. Üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim gün arkadaşlarımla, bütün o sevinçle, bütün o koca bir yılın emeğinin karşılığını 1 dakikada görmenin o şaşkınlığıyla, gittiğimiz kafede, o yaz sıcağında buz gibi birer Efes içerek kutlama yaptık. Üniversiteye başladığımda arkadaşlarımla haftada veya iki haftada bir çektiğimiz bira ziyafetlerinden sonraki gün boş Efes şişelerinin depozitolarıyla ikişer bira daha alabilmenin verdiği mutluluğu yaşadım. Yani Efes, hem iyi hem kötü günlerimizde her zaman şişesinden bize gülümseyen bir şey oldu.
Çünkü gencim. Evet gencim. 19 yaşındayım ve bu işin enerji işi olduğuna inanıyorum. Etkinliklere katılma, röportajlar yapma, böyle bir markanın temsilcisi olma fikri beni büyülüyor ve sözel yeteneği diğer yetekeneklerine daha ağır basan biri olarak bunun altından kalkabileceğim hususunda kendime güveniyorum. Bir Almanca İşletme Enformatiği öğrencisi olarak da Efes ‘in fabrika gezilerine katılmanın kendi gelişimime katacaklarını hayal bile edemiyorum. Bunun aynı zamanda benim için çok iyi bir staj olacağı inancındayım.
Çünkü bunu gerçekten istiyorum. Çünkü hayal ettiğim ve beklediğim iş bu. Severek yapabileceğime eminim. 5 yıldır blog yazıyorum ve sosyal medyayı iyi takip ediyorum. Çünkü herhangi bir konuda deneyim ve izlenimlerimi insanlara aktarmayı, insanların yorumlarını almayı seviyorum ve bunu bir marka adına yapma fikri beni heyecanlandırıyor. Elimde tuttuğum ve bayıla bayıla içtiğim şeyin bir parçası olmak inanılmaz bir şey olsa gerek.







