Tutunamayanlar

tutunamayanlar

Kitabın ilk yarısına geldikten sonra, o kadar etkilenmiştim ki, bu kitap hakkında o kadar çok şey düşünmüştüm ki, bu yazı hep kafamın içinde bir yerlerde dolaşıyordu. Kitabın arkasındaki bu boş sayfaları çok uzun zaman önceden gözüme kestirmiştim.

Tutunamayan. Böyle bir insan türü var, bir gerçek. Ben tutunamayan mıyım? Bilmiyorum.

Bugüne kadar birçok kez intihar etmeyi düşündüm. Hala daha da düşünürüm. Bir ara Yavuz Çetin ‘i anlamaya adamış olan ben, sanırım, şimdi Selim Işık ve Turgut Özben ‘i anlamaya çalışıyorum.

Selim Işık. O ‘nu tanımlayacak bir sıfat bulmak zor. Zira Türkçe ‘yi oluşturan insan kabileleri tutunan insanlardı; Türkçe oluşurken tutunamayanlar düşünülmedi. O yüzden Selim Işık için tek bir söz edebiliyoruz: tutunamayan.

Gerçekten, ontolojik nedenlerden dolayı intihar edilebilir mi? Bir varlık sırf düşündüğü için intihar eder mi? Eder. Bunu Yavuz Çetin ‘de gördüm. Selim Işık ‘ta da görüyoruz. Ne? Selim Işık hayali bir kahraman mı? Hadi canım! Selim Işık benim. Hatta belki de sensin aynı zamanda.

Turgut Özben. Nasıl bir adamsın sen? Nasıl bu kadar gerçeksin? Turgut, sen gerçekten ben misin? Neden hep aynı şeyleri düşünmüşüz Turgut? Neden o alçak şehir yaşamından, yüksek gökdelenlerden -pek yoktu senin zamanında-, kravatlı adamlardan - biz de onlardan biri olduğumuz halde üstelik -, zenginlerden, dilencilerden korkmadık? Neden bunca yıl korkmadık da yeni dank etti kafamız. Niye düşünmedik bunca yıl, hiç? Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

8 Yorum : Ekim 1st, 2007 : Deneme, Günlük

Duvara Karşı

Türkiye ‘de daha çok basının, Sibel Kekilli ‘nin geçmişi ile meşhur ettiği, aslında yıprattığı bir film Duvara Karşı. Solino ile tanıdığım Fatih Akın ‘ın şaheseri.

İntihar girişiminde bulunan kırklı yaşlardaki Cahit ile yine intihar girişiminde bulunan Sibel ‘in, Sibel ‘in anne evinden kalmamak için formalite icabı Cahit ile evlenmek istemesi üzerine, yaşadıkları. İki “tutunamayan”ın hikayesi… Film gerçekten suratınıza sekiz yüz sayfalık bir kitap fırlatıp burnunuzu kırıyor gibi…

Daha önce Hırsız Var adlı dandik bir filmle tanıdığım Birol Ünel oyunculuğun dibine vuruyor. Gerçekten mükemmel bir performans sergilemiş. Sibel Kekilli yine aynı. En çok takdir ettiğim ise Güven Kıraç oldu. Masumiyet ile birlikte hayranlığımı kazanan Güven Kıraç -kendisi yakın zamanda bir şiir kitabı çıkarmış bu arada- bu filmde de en az Masumiyet ‘teki gibi harika oynamış. Bir insan bu kadar mı güzel küfür edebilir. : ) Meltem Cumbul, yine kötü, çok kötü, hep kötü. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , , , , , , ,

3 Yorum : Eylül 27th, 2007 : Sinema - Tv

Youtube ‘da Yavuz Çetin ‘e Yapılan Saygısızlık

Youtube ‘da bir kullanıcı, yedi yıl önce intihar etmiş olan müzisyen Yavuz Çetin ‘in intihar anı olduğunu iddia ettiği 40 saniyelik bir animasyon video hazırlamış. Görüntülerin gerçek olmadığı belli. Gerçek olsa daha kötü aslında.

Cio274 takma isimli üyenin bu hareketinin anlamsızlığına bir anlam vermek istiyorum ama bulamıyorum. Nedir yani ? Eğer ilgi çekilmek isteniyorsa kimse 7 yıl önce ölmüş gitmiş, zaten fazla tanınmayan bir adama yaptığın saygısızlık için seni meşhur etmez. İsmail Türüt türküsüne klip yapan çocuk gibi meşhur olamazsın yani. Peki ne için ? Ne amaçla bu videoyu koydun merak ediyorum. Harcayacak vaktin mi çoktu ?

Kendisinin intihar ettiği anın görüntüleri emniyet kayıtlarında var. Köprünün güvenlik kameralarından çekilmiş. Eğer bu kişi, o görüntüleri animasyonlaştırdıysa durum çok daha vahim. Demek ki emniyette istediğimiz kayıta ulaşabiliyoruz demektir.

Son olarak, bu videoyu koyan kişiyi, gerek gerçeğin animasyonu gerekse kendi imkanlarıyla hazırlanmış, kınıyorum, ve eğer bu yazıyı okuyorsa silmesini istiyorum. Bu sadece Yavuz Çetin için geçerli olmamalı. Böyle bir görüntü asla ve asla, animasyon bile olsa, yayınlanmamalı.

Önemli Düzeltme: Hatta video bir bilgisayar oyunundan kaydedilmiş. Yeni öğrendim… Saygısızlığın bu kadarı !

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=AeQyuTdg0FM[/youtube]

Etiketler: , , , ,

4 Yorum : Eylül 26th, 2007 : Haber, İnternet

Yavuz Çetin 37 yaşında

Bu yazıyı normalde 20 gün önce yazmam gerekiyordu. Organizasyondan haberim vardı, kesin gitmeyi düşünüyordum, lakin gündelik koşuşturmalardan ötürü tamamen unutmuşum. Az önce internette tesadüfen gördüm. Belgeseli seyretmeliydim…

Yavuz Çetin öleli 6 yıl oldu. Ölümünden önce adını bile bilmeyen müzikseverler (ben çok küçüktüm kendimi ayırabilirim) öldükten sonra kendisi hakkında sayfalarca ağıtlar düzmüşler. Ne yazık ki Türkiye ‘de bu böyle.

Hayatı boyunca duygularıyla yaşayan bir insan olarak, maddiyata dayalı düzene başkaldırmış bir adam. Ölmeden önceki kayıtlarında “Yaşamak İstemem” şarkısıyla intihar nedenini açıklıyor, “gidiyorum ben” diyordu adeta.

Bana öğretilen her şey / Bana önerilen her şey
Bana dayatılan yaşantı/ İşe yaramaz bir çöplük
Yarattığınız sistemler/ Kullandığınız yöntemler
Yaşamak istemem artık aranızda
Belki de terslik bende/ Yapamadım bu düzende
Kaçacak delik arar oldum/ Sürüngenler şehrinde
Eğitilmiş köpekler/ Doymak bilmez maymunlar
Yaşamak istemem artık aranızda
Benden, bir ruhsuz yaratmayı nasıl başardınız
Benden, bir hissiz yaratmayı nasıl başardınız
Benden, bir uyumsuz yaratmayı nasıl başardınız/ Benden, sizden biri yaratmayı nasıl başardınız
Yaşamak istemem artık aranızda…

Yavuz, adamım, seninle sen öldükten sonra tanıştık. Ama bütün samimiyetimle söyleyebilirim ki hiçbir sanatçıya, yazara vs senden daha fazla yakın hissetmedim kendimi. Belki aradığın cevapları bulmuşsundur, belki şuan senin için herşey çok güzeldir, bilemem. Ama burada olmanı, seninle buradayken tanışmayı, kliplerini televizyonda izleyip, konser afişlerine duvarlardan söküp eve götürmeyi çok isterdim. Olmadı. Eğer öbür dünya varsa (ki umarım vardır) orada görüşmek üzere…

Etiketler: , , , , , , ,

4 Yorum : Eylül 4th, 2007 : Haber, Müzik, Sanat

İntihar ve Felsefe

albert camusAlbert Camus ‘un da dediği gibi “İntihar tek felsefi sorundur.” Hala da çözülememiştir.

Camus ‘a göre intihar bir haktır. Kişi isterse bunu kullanabilir. Yaşam saçmadır. Ama yaşanmalıdır. Camus yaşamın yaşamaya değer olup olmadığı sorunsalı üzerine düşünmüştür. Ayrıca “İnsan ne ise o olduğunu kabul etmeyen tek varlıktır” diye de çok klas bir sözü vardır.

Eski Yunanistan düşünürleri intihara karşı çıkmışlardır. Ruhların ölümsüz olduğunu düşünen Platon, Aristo gibi düşünürler intihar edenlerin alçakça bir şekilde gömülmesini söylemişlerdir. Devamını Oku »

Etiketler: , , , , ,

4 Yorum : Temmuz 8th, 2007 : Araştırma

« Önceki Yazılar