İkinci El Festivali

Ankara ‘da oturan, sinemaya aşık, 22-27 Şubat tarihleri arasında herhangi önemli bir işi olmayan tüm insan güruhuna duyrulur ki İkinci El Festivali sizi bekliyor.

Daha önce bazı kısa filmlerine burada yer verdiğim Bilal Bay ‘ın da emek verenleri arasında yer aldığı festival, “festival”lerde harcanan filmleri gösteriyor, ödül yerine alkış vaad ediyor.

Radikal gazetesinden ve festival sitesinden ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Ön elemede elenmiş film kötü film değildir!

Etiketler: , , ,

2 Yorum : Şubat 19th, 2008 : Sanat, Sinema - Tv

Kim?

doğancan ülker

Efendim öncelikle 17 yaşında kapı gibi bir adam olup, lise 3 öğrencisiyimdir. Bursa doğumlu, Kocaeli ‘de yaşayan, kısa bir de Konya macerası yapmış görmüş geçirmiş biriyimdir : )

Bir yıldır blog tutmaktayım. Daha önceki ücretsiz blogumu haziran 2007 ‘de bırakıp buraya geçtim.

Aşırı derecede tembelimdir. Bilgisayarın başından kalkamam. Ama gaza geldim mi fena çalışırım. Bir kere sırf bu sebepten matematikten 100 almışlığım vardır.

Mayıs 2007 ‘de Komşu Köyün Delisi adlı oyunumuzla tiyatro festivalinde 1. olduk. Tiyatroyu severim.

En büyük hobilerimden biri de kitap okumaktır. Zaten okumazsam yazamam. Hoş, son zamanlarda bu blog yüzünden onu da yapmıyorum. Bu yüzden kendimi suçlu da hissediyorum, ama neyse.

Ayrıca son iki senedir çok fazla film seyretmekteyimdir. Bu blogda bacak kadar boyumla sinema eleştirmenliği yapmamdan da belli oluyordur. Korsana evet diyenlerdenim : )

Psikolojiye ve felsefeye çok büyük ilgi duyarım. İntihar olgusu, intiharın sosyolojik nedenleri vs konularında sırf kendi merakım için saatlerce araştırma yaptığım olmuştur. Yakında bunları yazıya da dökebilirim.

Başlarda rocker adam olarak geçindiysem de her türlü müziği dinlerim. Önemli olan beğenmem. Müzikte tür olduğuna inanmıyorum. İçinde nota olan herşey müziktir. Dinlemek için ölçüt beğenmek ya da beğenmemek olmalıdır.

Ara sıra Pelesenk ile uğraşırım. O da benle uğraşır. Vakit öldürürüm. Tembellik yaparım. Beni engelleyen en büyük şey blog ve pelesenk. Ama bir türlü de bırakamıyorum.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorum Yaz : Haziran 27th, 2007 : Kategorilenmemiş

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

 

İzlemekte geç kaldığım bir filmi tanıtacağım bugün. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak. 10 000 dolarlık bütçeyle neler yapılabileceğini gösteren, San Sebastian, Thessalanoki, Montpellier gibi film festivallerinden ödülle dönen bir Ahmet Uluçay filmi…

 

Recep ve Mehmet yazları, köylerinin yakınındaki yaz mevsiminde yakınlardaki Tavşanlı kasabasında çıraklık yapmakta olan iki köylü çocuğudur. Recep bir karpuz satıcısının, Mehmet ise bir berberin yanında çıraklık yapmaktadır. Her ikisi de sinemaya delicesine tutkundur. Bu tutkunun bir sonucu olarak geceleri köydeki evlerinin terkedilmiş ahırında bir yandan derme-çatma bir film projeksiyon makinası yapmaya çalışırken, diğer yandan da hayatlarını tümden değiştirecek olan rejisörlük hayalleri kurmaktadırlar. Köyün delisi Deli Ömer de çocukların bu sinema sevdasının tek tanığı ve destekçisidir.
Onların bu konudaki uğraşlarını kimse ciddiye almaz: Ne kasabadaki fotoğrafçı, ne aileleri, ne de kasabadaki sinema salonunun sahibi… Ve tüm bunların etrafında masum köylü Recep ‘in kendisinden büyük bir kıza olan samimi aşkı…

 

Filmin Künyesi
Yönetmen- Senaryo : Ahmet Uluçay
Genel Yapım Sorumlusu: Ezel Akay
Görüntü Yönetmeni: İlker Berke
Müzik: Ender Akay, Alper Tunga Demirel
Kurgu: Mustafa Preşeva, Senad Preşeva
Yapımcı: Serdar Tahiroğlu, Diloy Gülün
Yapım: 2003, (İFR) Türkiye
Süre: 116 dk.

 

Film listemde en iyi on filmim arasına girecek kadar iddialı olan bu filmi mutlaka tavsiye ediyorum efendim.

Etiketler: , ,

Yorum Yaz : Mayıs 18th, 2007 : Sinema - Tv