Doğancan Ülker

Informatiker

Archive for the ‘tunc kilinc’ tag

Blog Ödülleri 2010 Ödül Töreni ve Akıllarda Kalanlar

with 7 comments

Efes Pilsen ‘in kurumsal blog yazarı almak için başlattığı yarışmada finalist olmuş, kamera karşısında kendimi tanıtmak üzere Blog Ödülleri 2010 ‘a davet edilmiştim.

Beklediğimden çok daha başarılı bir organizasyondu. Daha önceki senelerde çok fazla eleştiri alan Blog Ödülleri, bu sene o eleştirileri gayet iyi telafi etmiş.

Saat 13:00 ila 14:00 arası konuklar birer birer geldiler. Çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Sonra ünlü simalar görünmeye başlandı. Yekta Kopan, Selçuk Erdem vs. Twitter ‘la ilgili olan panel gayet başarılıydı. Yekta Kopan, o müthiş ses tonuyla, size ana avrat küfür bile etse bölmek istemez, sonuna kadar dinlersiniz.

Panelden sonra ara verilip bir şeyler içildi. Sonra ise Efes Pilsen finalistlerinin katıldığı video çekimleri yapıldı. Biraz heyecan yaptığımı itiraf edebilirim. Kendimi istediğim gibi aktaramadım. Ben konuşurken panelin başladığını haber veren zilin çalması konsantrasyonumu baya bir dağıtsa da kendimi toplayıp sonunu getirdim. Haftaya cuma sonuçlar açıklanacakmış. Sabırsızlıkla beklemekteyim.

Ve ondan sonra esas bomba koptu. Tunç Kılınç ‘ın moderatörlüğünü yaptığı “like mecburen” konulu Friendfeed temalı (daha sonra konu her ne kadar spam mesajlara kaysa da) stand up tadında enfes bir panel izledik. Panel değildi o başka bir şeydi. Hiçbir panelde bu kadar gülünemez. Tunç Kılınç ‘ın, konuklara kırmızı boxer, cadı şapkası, renkli peruk ve öcü maskesi giyidirip oraya çıkarması yardı beni. Kendisi spam mesajlar konusunda da oldukça dertli. Kanser hastası olan blog yazarı arkadaş için çok anlamlı bir konuşma yaptı. Bu panelde sunipeyk ‘in Twitter’ la ilgili sözleri kaldı bir tek aklımda. Twitter’ın web 2.0 veya 3.0 veya kaç nokta sıfır ise standartlarına uygun olduğunu sanmıyorum. Twitter’a bir şey yazmak duvara bir şey yazmak gibi tıpkı. Ve oradaki takipçi sayısı, rakamlar vs hiçbir şekilde sosyal medya başarısı üzerine bir kriter değil. Twitter’ı sevmiyorum.

Dediğim gibi organizasyon gayet başarılıydı. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri çok mükemmel bir seçim olmuş. İkramlar, sınırsız alkollü ve alkolsüz içecekler, her şey gayet iyiydi. Alpella, Schwarzkopf, Hepsiburada.com, Ntvmsnbc, Fiat, Oyuncu.com, Vestel gibi sponsorların dağıttıkları küçük hediyeler de gayet çok hoştu. Organizatörlerden Eray Bey de çok kibar bir insan. Beni tanıyıp, gelip heyecanımı falan sorması hoşuma gitti. Selamlar kendisine.

Çok güzel bir anı oldu. Uzun zamandır Burak ile görüşemiyorduk ayrıca iyi oldu. Fotoğraflar kendisinde, bana yollayınca paylaşacağım.

Kazanan, kazanamayan herkesi sonsuz tebrik ediyorum. İlk üçe girip orada olmak bile yeterli olmalı onlar için. Bu da böyle bir gündü. Efes Pilsen ‘in sonucu açıklansa da rahatlasak biz de.

Written by Doğancan Ülker

Mayıs 8th, 2010 at 8:24 pm

Fikir Atolyesi Kahramanları Hayatta

with 5 comments

fikir atolyesi

Fikir Atolyesi, bana göre, konsept olarak Türkiye ‘nin en güzel blogu. Bu bana göre tartışılmaz bir durum. Bir benzeri, taklidi vs yok. Bir yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda yazacak yorum bulamadığınız bir blog Fikir Atolyesi, zira herşey yazılmış oluyor. İçeriği, konsepti gereği seyrek güncelleniyor ve ben ne zaman Google Reader ‘da Fikir Atolyesi görsem heyecanlanıyorum.

Bugün herzamankinden daha çok ilgimi çeken bir yazı okudum. 15000 dolar ile 10 ay boyunca dünyayı dolaşan Barış Akkiriş ‘in serüvenini anlatmış daha önce. Şimdi ise “Fikir Atolyesi Kahramanları Hayatta Mı” yazı dizisiyle şuan ne yaptığını yazmış.

Barış Akkiriş, benim belki de en büyük hayalimi gerçekleştirmiş biri. Cesaretine ve hayal gücüne hayran kaldım diyebilirim. 10 Ağustos 2005 ‘te başladığı gezi programı şöyleymiş kendisinin :

  • Ağustos – ABD (New York, Seattle, Cascade Dağları ve Pullman).
  • Eylül – Meksika / Guatemala (Mexico City, Oaxaca, Yucatan yarımadası, Lago Atitlan, Antigua).
  • Ekim- Küba.
  • Kasım – Ekvator (Cotopaxi’ye tırmanış, cangılda rafting, Quito vb..).
  • Aralık – Peru / Şili.
  • Ocak – Patagonya (Şili/ Arjantin, Puerto Montt, Punta Arenas, Ushuaia).
  • Şubat – Arjantin devam, Buenos Aires – Bariloche, Iguazu.
  • Mart – Rio Karnavalı – Sao Paulo ve şu aralar Pantanal’e geçiyor, vahşi doğal hayatı görmeye…

Bu sadece ilk 7 ay dolduktan sonra Fikir Atolyesi ‘ndeki röportajında verdiği plan. Bundan sonra iki buçuk ay daha gezmiş, ayrıntılı bilgi kendi sitesinde var.

10 ayda İspanyolca öğrenmiş, hayata bakışı değişmiş. Kendisi belki de kariyerinin önemli bir noktasında, daha 28 yaşında böyle bir şey yapmış. Bu bana göre çok önemli bir hareket. Sadece 10 ay ve 15000 dolarla belki de ruhuna yapılabilecek en iyi masajı yapmış kendisi.

Fikir Atolyesi ‘nde bunun gibi bir sürü ilginç deneyimler yaşamış insanların hayatları var diyebiliriz. Keşke monitör karşısında gözlerim acımasa da tüm arşivi okuyabilsem. Hepsini okumak, zihnime kazımak istiyorum. Yetmiyor, Tunç Kılınç ‘a buradan sesleniyor ve “Fikir Atolyesi kitap haline getirilsin” diyorum. Çok hoş olabilir belki, bilmiyorum belki kendisi de düşünmüştür.

Barış Akkiriş ‘e de tebriklerimi sunuyor, ve benim çok ileride yapmak istediğim birşeyi erken yapıp bana gaz verdiği için kendisine hayran olduğumu belirtiyorum. 10 ay boyunca süren serüveni boyunca tuttuğu bloga www.barisnerede.com adresinden ulaşabilirsiniz. Şiddetle, terlik atarak tavsiye ediyorum.

Written by Doğancan Ülker

Eylül 1st, 2007 at 3:59 pm