Evet efendim nihayet tatilden sonraki ilk yazımı yazıyorum. 10 Temmuz gecesi yola çıktım, 22 Temmuz gecesi eve döndüm. 5 Çanakkale ‘de, 6 Ayvalık ‘ta olmak üzere çok güzel günler geçirdim. Kalan 1 günde yollarda geçti.
Özel bazı nedenlerden dolayı tatilimin ilk 5 gününü Çanakkale ‘de geçirdim… Rüya gibiydi.
Bazı aksaklıklar da olmadı değil. Ekonomik bir otel sandığım Hotel Artur meğer en pahalı otelmiş. Sabahın köründe kendime farklı bir otel aradım. Ece Otel diye bir otele yerleştim.
Bunun dışında Çanakkale ‘yi bol bol gezme imkanım oldu. Kordon’u, Barlar Sokağını, kaleleri, Aynalı Çarşı ‘yı vs gezdim.
Kordon hoş bir yer. Geceleri ve sabahın erken saatleri çok hoş oluyor. Aynalı Çarşı bir boka benzemez afedersiniz. Pasaj gibi bir şey.
Çanakkaledeki özel günlerden sonra Ayvalık ‘a geçme zamanı geldi. 16sını 17ye bağlayan gece yola çıktım, sabah Ayvalık ‘ta oldum. Benden iki saat sonra da dersaneden iki arkadaşım geldi. Ayvalık ‘tan minibüslerle Sarımsaklı ‘ya geçtik. Sarımsaklı ‘da oteller inanılmaz pahalı. Evler de öyle.. Nihayet günde 60 liraya hoş bir ev bulduk. Zemin kattı. Bahçesi vs vardı. Denize çok yakındı. Elektrikli şohbeni, fırını, aygazı, tabağı, çanağı vs her şeyi tamdı.
Ayvalık ‘ta gündüzleri plajda, geceleri barlardaydık. Ayvalık merkezde hayat yok desek yeridir. Veya biz keşfedemedik. Ayvalık ‘ı Ayvalık yapan bana göre Sarımsaklı Plajı ile Cunda Adası ‘ndan ibaret. Cunda Adası mükemmel bir yer. Gece gündüz hayat var. Gittiğinizde sakızlı dondurma yemeyi ihmal etmeyin. Papalina diye bir balık türü meşhur bir de ama öğrenci bütçesiyle girişmek istemedik. :)
Ayvalık ‘ta tosttan gına geldi. Yiyebileceğiniz en ucuz şey Ayvalık Tostu olduğu için sabah öğle akşam tost yediğimiz oldu. Bir ara evde makarna yapalım gibi fikirleri uygulamaya kalksak da ertesi gün bunlardan vazgeçtik. :)
Sarımsaklı Plajı ‘nın suyu çok soğuk. İnanılmaz soğuk. Çanakkale ‘de denize çok rahat girmişken Ayvalık ‘ta arkadaşlarım da dahil hiç birimiz doğru düzgün denize giremedik. Suyun soğukluğuna alışmak ve titremeye hakim olmak için en az 20-25 dakka çabalıyorsunuz.
Güzel bir tatil geçirdim… İnsan tek başına (Çanakkale ‘de çoğunlukla tek başımaydım) veya arkadaşlarıyla bambaşka bir şehirde bambaşka alışkanlıklarla bir şeyler yaparken kendini bir başka hissediyor. Yalnız başıma Çanakkale ‘de bir barda oturup bira yudumlarken veya oteldeki odamın kapısına anahtarı sokarken hissettiğim şey “olgunlaştığım” idi…
Dediğim gibi kötü şeyler de olmadı değil. Tatili zehir eden bir olay yaşadık son gün. Kaldığımız evi kanalizasyon bastı..Sabah kalktığımızda benim ve arkadaşlarımın bazı kıyafetleri ve benim prize şarj olsun diye takıp yere bıraktığım cep telefonum kullanılamaz hale gelmişti. Ev de mahvolmuştu. Bu bizi hem maddi hem manevi baya sarstı. Tatile bir gün kala bilet saatimize kadar sokaktaydık. Gece banklarda yattık. Parasız pulsuz bir şekilde sokakta 24 saatten fazla kaldık… Bu da tatilin bize değişik bir dersi oldu. Tecrübe yaşamış olduk… O dakikalardayken vakit geçmiyor… Şimdi geriye dönüp baktığımda o zaman nasıl geçti hiç anlamadım. Otobüse bindiğimizde yorgun, uykusuz, pis, ve kokulu bir haldeydik…
22 Temmuz gecesi nihayet İzmit ‘e vardık. Böyle bir tatildi işte… Benim yaşlarımdaki her insana böyle bir macerayı tavsiye ederim. Bir iki de resim ekleyeyim:










Çok rüzgar olur Sarımsaklı’da.. Ayrıca Çanakkale’de Ayazma diye bir yer vardır ki tadından yenmez.
güzel de göbek yapmışın:)doğancan abi:)