Yaklaşan İstanbul Depremi

depremTam 8 yıl önce, millet olarak çok büyük bir afet yaşadık. Bu afet bizi, çevremizi, dinimizi, bakış açılarımızı, korkularımızı, değerlerimizi,  herşeyimizi etkiledi. Bizim ailede başörtüsü (türban değil) kullanan pek yoktu, depremden sonra başörtüsü kullanmaya başladılar.

Ben depremde ufaktım, ve o güne kadar deprem sözcüğünün sözlük anlamını bile bilmiyordum. O gün girdi dağarcığıma. Depremi duymadım, gözlerimi açtığımda sabahtı ve çadır gibi bir yerdeydik; ama duyanları görünce daha beter etkilendim.

Neyse bu kadar duygusallıktan sonra gelelim şu meşhur Olağan Marmara Depremine. Kimi daha yıllar var diyor, kimi acilen önlem alınmalı diyor, kimi canımız tehlikede diyor vs.

17 Ağustos öncesinde, o yaşta nasıl hatırlıyorum bilinmez, Temmuz aylarında falan, İzmir ‘de büyük bir deprem olacağı söylenmiş, gazetelerde uzmanların tam sayfa açıklamaları çıkmış, birçok İzmirli o gün şehri terketmişti; fakat o gün deprem olmadı. Fakat yaklaşık yirmi gün sonra falan meşhur 17 Ağustos Depremi oldu.

Uzmanlarımıza güvenmek zorundayız, bunun başka yolu yok. Uzmanlarımız fikir birliği içinde önlem alın diyorlarsa almak zorundayız. Bu yüzde kırk sekizden de, cumhurbaşkanlığı seçiminden de, demokrasiden de önemlidir. İnsan hayatının en ön planda olmadığı bir yönetim şekli içerisindeyiz, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin şehit haberlerinin önüne geçtiği bir yönetim şekli içerisindeyiz; ama bu yönetim şeklinin insan hayatının önüne geçirebileceği birşey olmamalı.

Bugün söz konusu depremde, İstanbul ‘da 150 mahallenin yerle bir olacağı, en az 50 000 kişinin öleceği tahmin ediliyor. Bu duruma önlem almayıp da hala %48 ‘le uğraşan zihniyetin yaptığı katliamdır. Bunda maalesef aydın dediğimiz köşe yazarlarının kabahati de büyük. Türkiye ‘nin en popüler yazarlarının arşivlerinde tarama yaptım. Son üç ayda depremle ilgili yazı çıkmadı. Hala türbanla, yüzde kırksekizle, demokrasiyle meşguller. Sokaklarda broşür dağıtan entellektüel arkadaşlar bu konularda neden bildiri hazırlamazlar? Geberip gittikten sonra İşçi Partisi iktidar olsa ne olur a benim keçi sakallım?

Artık 17 Ağustos depremi romantizmini üzerimizden atmalı, toplum olarak bilinçlenmeli / bilinçlendirilmeli / bilinçlendirmeliyiz. Aksi takdirde deprem sonrası gazete manşetlerini ve köşe yazılarını şimdiden görebiliyorum.

Bu yazı Deneme kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yaklaşan İstanbul Depremi için 2 cevap

  1. PasaJ der ki:

    açıkçası can güvenliği ve insana verilen değer ülkemizde en alt seviyelerde. biz millet olarak tedbir almayı bilmiyoruz. ancak ne zaman başımıza bir afet veya kaza geliyor o zaman kafamıza dank ediyor önlem alıyoruz ama iş işten geçmiş oluyor.
    hani bir şarkı vardır “böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah” diye sürüp gider. tam bize uyuyor doğrusu, zaten şarkı da bizimdi dimi :)

  2. barış der ki:

    biz bu kafayla gidersek yani sadece avrupa birliğini düşünürsek etrafımızda olup bitenleri yaşanan afetleri ‘takmazsak’ daha çok 17 ağustoslar geçiririz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>