Kategoriler
Internet Teknoloji

WordPress Contact Form 7 Conditional Fields Kullanımı

Contact Form 7, hemen hemen her WordPress kullanıcısının kurulumdan sonra yüklediği ilk eklenti. Yıllardır aynı işlevi sorunsuz yerine getiren, basit, ilkel ama sonuç odaklı bir iletişim formu eklentisi. Ancak ekstra işlevler kazandırmak için eklentinin de eklentisi mevcut.

İyice yamalı bohça oluyor gibi düşünmeyin, oldukça güçlü yan eklentileri var.

Bir projede şartlı alanlara ihtiyacım oldu. Örnek vereceğim, Kediniz var mı? sorusuna evet yanıtı verildiğinde kedi cinslerinin seçilmesi gibi bir durum. Ya da bir il seçildiğinde ilçelerin otomatik olarak açılması. Sayısız örnek verilebilir. Yani bir eğer – ise; if – else durumu hasıl oldu. Bunun üstesinden gelebilmek için yüklemeniz gereken eklentinin adı Conditional Fields.

Hemen bir örnek yapalım. Diyelim ki kediniz var mı sorusunu soruyoruz. Eğer cevap evet ise yeni bir alan açılıyor ve kedi türlerini listeliyor ve bu alan zorunlu. Ama cevap hayır ise alan açılmıyor.

Bunun için iletişm formunu select komutu ile (dropdown, yani aşağı açılır menü) evet hayır seçeneği barındıran bir soru ekledik.

<label> Adınız*
    [text* your-name] </label>
<label> Email adresiniz. (required)
    [email* your-email] </label>
<label> Konu
    [text your-subject] </label>
<label> Kediniz var mı?
    [select kedivarmi* "evet" "hayır"] </label>
[submit "Gönder"]

Şimdi ise ekran görüntüsünde görebileceğiniz (en sağdaki buton) Conditional Fields Group’a tıklayarak bir grup oluşturacağız. Bize bir değişken ismi soracak. İsmi “kediturleri” olsun.

Forma aşağıdaki kodu ekledi. Şimdi bu kodun arasına yine dropdown şeklinde kedi türlerini yazabiliriz.

[group kediturleri] [/group]

Araya kedi türlerini yazınca formumuzun yeni kodu şu şekilde oldu:

<label> Adınız*
    [text* your-name] </label>
<label> Email adresiniz. (required)
    [email* your-email] </label>
<label> Konu
    [text your-subject] </label>
<label> Kediniz var mı?
    [select* kedivarmi "evet" "hayır"] </label>
[group kediturleri]
    [select* kediturleri "İran Kedisi" "Scotish Fold" "Tekir"]
[/group]
[submit "Gönder"]

Şimdi yapmamız gereken “kedivarmi” değişkeni ile “kediturleri” değişkenini ilişkilendirmek. Bunun için açık olan ekranda “Conditional Fileds” sekmesine tıklayın ve yeni bir kural ekleme tuşuna basın. Aşağıdaki konfigürasyonu yaptığımızda Türkçe olarak şunu dedik: Eğer “kedivarmi” değişkeni eşittir “evet” ise, “kediturleri” değişkenini göster. Komutu bu şekilde kaydedin.

Nasıl göründüğüne bakalım:

(Harikulada bilgisayarımın ekran kartı yetersiz olduğu için GIF pek kaliteli olmadı ama ne yaptığım görülüyor en azından.)

Yapmak istediğimiz şeyi yaptık!

Bu mantıkla oldukça karmaşık formlar üretebilirsiniz. IFTTT ya da Zapier gibi uygulamalarla buradan aldığınız veriyi bir belgeye dökebilir, bir veritabanına ya da bir uygulamaya yazabilirsiniz. Contact Form 7 ile yapılabilecek çok fazla atraksiyon var.

Kategoriler
Internet Teknoloji

İnternet Reklamlarına Gelen Stopaj Uygulaması Neleri Etkileyecek?

1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile reklam hizmetleri stopaja tabi tutuluyor. Kararın Google, Facebook, Twitter gibi reklam mecralarına yönelik çıkarıldığını söyleyebiliriz. Unutmamak gerekiyor ki bu şirketler Türkiye üzerinden işlem yapmadığı için zaten %18 KDV2 ödemesi yapılmaktaydı.

Eski uygulamada bir şirket Google’a 1000 TL ödeme yaptığı zaman 180 TL’de KDV2 beyannemesinde ödüyordu ve toplam kasadan çıkan tutar 1180 TL oluyordu. KDV2, normal KDV’den indirilebilse de finansman yükü oluşturan bir uygulama, yani faaliyete yeni başlayan şirketler için oldukça zorlayıcı. Yeni uygulamayla birlikte aynı senaryo için ekstra 150 TL daha ödenmesi gerekecek ve toplam kasadan çıkan tutar 1330 TL olacak.

Başta emekleme aşamasında şirketler olmak üzere, tepeden tırnağa tüm şirketler için olumsuz bir durum bu. Türkiye’de elektronik ticaret her sektörde gelişirken, satışlarının çok büyük bir bölümünü bu reklam harcamalarına borçlu ve burada gidilecek bir kesinti, satışların doğrudan azalması anlamına geliyor. Artan kur zaten Google ve Facebook gibi iki dev mecrada reklam vermeyi zorlaştırdığı gibi bir de gelen stopaj bir çok şirket için bütçede kısıtlamaya ya da kayıtdışı harcamaya yol açacaktır.

Türkiye’de Google ve Facebook’un sahip olduğu veriyi kullanmadan elektronik hizmet sunmak neredeyse imkansız. Burada kısa zamanda alternatifi yaratılması mümkün olmayan bir bağımlılık söz konusu. Ben hem iç piyasada rekabetçi ortamın canlılığı, hem de ihracat yapan Türk şirketlerinin reklam kabiliyetinin kısıtlanmaması için bu uygulamanın doğru olmadığını düşünenlerdenim.

Ancak hiçbir şey siyah veya beyaz değil. Türkiye’nin de haklı olduğu bir konu var ki o da özellikle Google’ın iyice lakaytlaşması. Şuanda Türkiye’deki bir şirket Google’dan fatura (invoice) alamıyor. Dünyanın neresinde olursanız olun, verdiğiniz bir hizmet karşılığı fatura kesmelisiniz. Oysa sevgili Google hesap özeti diyebileceğimiz (statement) bir belge verip geçiyor. Mali bir değeri normalde yok (ama vergi dairesi zorluk çıkarmıyor, bu belgeyi kabul ediyor). Üzerinde şirketin adresi bile yok! Zannediyorum bu lakaytlığa son vermeleri için Türkiye’den bazı uyarı sinyalleri almalarına ihtiyaç var.

Hem içerideki durgunluğun hareketlenmesi hem de global rekabet gücü açısından bu tip global servislerin kullanımına ek maliyetlerin bindirilmemesi gerekir. Umarım ki bununla alakalı yeni bir düzenleme yapılır ve Türk dijital medya sektörü şu stopaj kaosundan kurtulur.

Kategoriler
Eğitim Internet Kişisel

Sıfırdan İleri Excel 2016 Eğitimi ve Online Eğitimin Geleceği

Bir süredir Youtube üzerinde yayınladığım Excel 2016 dersleri beklediğim ilgiyi görmeyince Youtube’un bu iş için yanlış bir platform olduğuna karar verdim ve bu videoları ücretsiz bir Udemy kursuna dönüştürdüm ve beklediğim ilgi ve alakayı Udemy üzerinde buldum. Bu kursu ömür boyu ücretsiz tutmayı düşünüyorum.

Ülkemizde en temel bilişim konularında bile online eğitim (e-öğrenme) yeterli kaliteye ulaşamadı. Bunun gelişimine en başından beri şahidim. Henüz ADSL’in bile yaygınlaşmadığı dönemde, üniversite öğrencilerine yönelik ücretsiz dersler yayınlayan Ekol Hoca isimli bir site vardı, hala devam ediyor mu bilmiyorum. O dönem, kısıtlı imkanlarıyla, kendisi iyi bir rüzgar yakalamıştı. Ardından bir adım profesyonelleşmeye yönelik başka bir girişim Dersizle.com türemişti. Bu arkadaşlar, ekranı kaydetmiyor, tam sınıf ortamında öğretmeni videoya çekiyorlardı. Malasef devam edemediler, hatta öyle ki domain bile park edilmiş durumda.

Bilişim özelinde konuyu ele alırsak, Çizgi Tagem’in çabaları oldu. Ancak bazı dersler o kadar ruhsuz, o kadar TRT spikeri tadında anlatılıyordu ki 15 dakika bile katlanabilmek mümkün değil. Çizgi Tagem’in bu arşivi Youtube’da mevcut. Excel derslerine girip, 20 dakika tahammül edebilirseniz size yemek ısmarlarım.

Udemy’nin popülerleşmesi ile birlikte, bu işi yarı amatör / profesyonel olarak yapan bir çok arkadaş mevcut. Özellikle yazılım geliştirme, web tasarımı vb. alanlarda Udemy üzerinde onlarca ücretli – ücretsiz kurs var. Benim tecrübelerime göre, ücretsiz kursların en az %95’i malasef niteliksiz. Kişisel marka oluşturma yönünde yapılmış garip icraatlar olarak değerlendiriyorum. Ücretli kurslarda ise bambaşka bir realite mevcut. Halihazırda hiçbir kurumsal proje gerçekleştirmemiş, 2-3 yıllık SSK’lı arkadaşlar, bu platformda “A’dan Z’ye Yazılım Geliştirme” gibi cüretkar kurslar hazırlamışlar ve bunları yüksek rakamlardan satmaya çalışıyorlar. Bunu çok yadırgamıyorum, herkesin muhakkak başkalarına öğretebilecek şeyleri vardır. Yadırgadığım konu, kurslarda artma eğiliminde olan bir trend var ki o da “Drop Shipping Yaparak Zengin Ol, Çin’den Alıp Amazon’da Satın” vb. keriz silkeleme operasyonları. Bu tip kurslara bırakın para vermeyi, ücretsizlerine dahi saniyelerinizi vermeyin derim.

Nitelikli bulduğum kursların yine bir çoğunda tespit ettiğim başka bir durum ise insanımızın bilgilerinin tümünü paylaşmasından imtina etmesi üzerine. Bu gerçekten toplumumuzda bir realite. Kimse bildiklerinin tamamını başkasıyla paylaşmaz, muhakkak bir kısmını kendine saklar. Bunu iş yaşamında vs. doğal karşılayabilirim. Ancak ücret talep ettiğiniz bir ortam yaratıyorsanız, böyle bir kaygınız olmamalı; zira insanların hem parasına hem zamanına talip olmuşsunuz.

Sözün özü, online eğitim, gelişmeye devam ediyor. Kurs kirliliği arasında tespit edebileceğiniz nadide birtakım çalışmalar az da olsa var (bizimle de paylaşın lütfen). İddialı bir cümle kurmaktan imtina etmeye çalışıyorum ama, 2018 yılında, internette hala kaliteli Excel eğitimi veren ücretli / ücretsiz bir materyal bulunmamasını aklım almıyor. Kendimce bu açığı kapatıp faydalı olmaya çalıştım. Bir haftada 400’e yaklaşan ve ortalama puanı an itibariyle 5 üzerinden 4,53 olan Excel kursum ile başardığımı zannediyorum.

 

Kategoriler
Internet

Google Drive Error D41D “Unspecified Error”

Google Drive, hayatımın vazgeçilmez uygulamalarından biri. Her yeni teknolojinin getirdiği korkunç dezavantajlar oluyor. Bunlardan biri de SSD denilen nimetin sunduğu minnacık depolama alanı. Haliyle ayda birkaç dolar Google Drive’a veriyor, dosyalara tüm cihazlardan erişebiliyorum.

15 gündür çıldırma noktasına geldiğim bu yazının başlığına konu olan hata uyarısına ( Error D41D “Unspecified Error” ) çözüm bulmaktan tam vazgeçmiştim ki bir yetkili abi sonunda yardım forumunda sorunu çözdü.

Bu hata genellikle çok yüksek boyutlu bir senkronizasyonun gerçekleştirilmesinde alınıyor. Ancak benim de içinde bulunduğum küçük azınlıkta sorun bu değildi.

İngilizce Windows 10 üzerinde Google Drive yükleyip, kullanıcı adı şifre girdikten sonra anında bu hatayı alıyorsanız sorununuz çok büyük ihtimalle dil ayarları ile ilgili. Çözümü amme hizmeti olarak paylaşıyorum:

  1. Control Panel – Region menüsüne gidin.
  2. Administrative sekmesine gidin.
  3. Language for non-Unicode Programs kısmında Türkçe’yi seçin.

Bu adımı uyguladıktan sonra bilgisayarı yeniden başlatın ve tekrar Google Drive’a kullanıcı adı ve şifrenizi girin. Sorununuz düzelmiş olacak.

Kategoriler
Internet Sanat Teknoloji

Noktalı I ve noktasız i Problemi

[vc_message color=”alert-info”]Sie können diese Artikel “Gepunktete I und ohne punkt i” hier auf Deutsch lesen.[/vc_message]

Türkçe, Kırgızca, Tatarca, Azerice, Kazakça gibi dillerde müstesna iki harfimiz var: İ ve ı. Bu iki harf batı dillerinde mevcut olmadığı için, özellikle bilgi teknolojilerinde olmak üzere bazen çeşitli problemlere yol açabiliyor. “Dotted and dotless I” şeklinde küçük bir arama yapıldığında özellikle bazı yabancı yazılımcıların isyanlarına ulaşmak mümkün. Bir kaç tanesi oldukça komik, (ama yazının sonuna gelmeyi başarırsanız esas kahkaha garanti ettiğim yer sonudur):

If your code properly runs in Turkey, it’ll probably work anywhere.

http://www.moserware.com/2008/02/does-your-code-pass-turkey-test.html

Java’s slogan is “Write once, run anywhere”; but perhaps it should be, “Write once, run anywhere except Turkey.

Comparing Strings For Equality

I understand that Turkish prisons are not to be trifled with, but the question remains: why do Turkish people take such cruel and perverse delight in breaking our fine software? What’s wrong with Turkey?

http://bit.ly/dottedturkey

Bu gariban yazılımcı arkadaşlarımız bu sorunla yüzleştiklerinde şu tablodan yararlanarak “İ ve ı”nın dönüşümünü sağlıyorlar:

ı und i table

Geliştiriciler açısından aslında tek sorunumuz İ ve ı değil; ondalık sayı ayırmada virgül kullanıyor oluşumuz da ayrı bir problem yaratıyor. Yabancı bir e-ticaret sitesi %4.5 indirim yaptığında bizim makinelerimizde %45 olarak algılanma şansı var. Ama biz I ve i problemimize geri dönelim.