Kategoriler
Eğitim Kişisel Teknoloji

Webinar: Sivil Toplum Kuruluşları İçin Dijital İletişim

Covid-19 #EvdeKal sürecinde webinardan webinara koşuyoruz. Her gün her konuda bir webinar bulmak mümkün ve bu da insanın sosyalleşmeden duramadığı gerçeğinin bir tezahürü olsa gerek. Multiligo olarak da bu yeni dinamiğe ayak uydurduk.

Multiligo ticari işletmelere verdiği dijital dönüşüm ve dijital pazarlama hizmetlerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşları için de çözümler sunan bir ajans ve rakiplerinden bu noktada ciddi anlamda ayrılıyor -övünmek gibi olmasın hehehe-. Bu konuda 10 yıla yakın bir tecrübeye ve Türkiye’de alanında tek diyebileceğimiz bir know-how’a sahip. Elbette sunulan bu çözümler profesyonel amaçlarla sunuluyor. STK’nın çapı, hedefleri ve imkanları doğrultusunda değer katabileceğimiz en optimum çözümleri uygulayarak kurumun etki alanını büyütmesi için büyük emek sarf ediyoruz. Bu alanda ülkenin en köklü sivil toplum kuruluşlarından, henüz emekleme aşamasında olanlarına kadar geniş bir yelpazede değer katabildiğimiz, onları hedeflerine yaklaştırabildiğimiz ve ülkemizde bu alanda bir know-how yarattığımız için kendi adıma çok mutluyum.

Bu doğrultuda Covid-19 sürecinde sivil toplum kuruluşlarının dijital iletişim stratejilerini nasıl şekillendirebilecekleri, dijital varlıklarını nasıl gözden geçirip iyileştirebilecekleri, Google’ın sunduğu hibe programından nasıl yararlanacakları veya nasıl daha etkin kullanabileceklerinden bahsedeceğimiz bir Webinar planladık ve ortağım Barış Yaşbala ilgililere eşsiz bir sunum hazırladı. Ayrıca büyük bir kısmını da Soru – Cevap bölümü olarak planladık ve aklınıza takılan her şeyi sorabilirsiniz!

24 Nisan saat 16:00’da başlayacak olan Webinar’a katılım tamamen ücretsiz, sadece kayıt formunu doldurmanız yeterli. Ben de dinleyenler arasında olacağım, orada görüşmek üzere!

Kategoriler
Kişisel

Podcast: Üzerine Söylevler!

Podcast modasına uydum ve Üzerine Söylevler ismini verdiğim, çeşitli ilgi alanlarımda ahkam keseceğim video podcast serimin ilk bölümünü yayınladım. Aşağıda eklediğim şekilde Youtube’da izleyebilir, ya da Spotify’dan dinleyebilirsiniz. Abone olursanız yeni bölümlerde bildirim alabilirsiniz.

Bu seride söyleyeceğim her şey, haber kanallarının kadrolu yorumcularından daha itibar edilebilir şeyler olup, bir otorite yansıtmıyor.

İlk bölümde Uzaktan Eğitim hususunda bir söylevde bulundum. Söylevlerim devam edecek.

Kategoriler
Kişisel

Podcast – Uzaktan Pazarlama

Corona sürecinde eve tıkılı kaldığımız günlerde, sevgili Onur ve Mert’in podcast kanalı 360 Derece’ye konuk oldum ve kaliteli bir goygoy yaptık. Karantina, dijital pazarlama, e-ticaret, Amerika’da yaşam, uzaktan öğrenim gibi daldan dala atladığımız eğlenceli bir sohbet oldu. Duvarlar üstünüze üstünüze geliyor ve kendinizi bir saat meşgul etmek istiyorsanız buyrun play tuşu aşağıda.

Kategoriler
Internet Kişisel Teknoloji

Insıde of Bill’s Brain, Bill Gates Büyük Adam mı?

Bir anda yayına girmiş bir haber, sinir bozucu bir Twitter paylaşımı bir insanı zihnimizde kategorize etmeye yetiyor da artıyor. Bir anda kategorize edip belli etiketler eklediğimiz kişiler hakkındaki gerçekleri bilmekten çok uzakken yaptığımız bu hareket kesinlikle normal bir davranış olmamasına rağmen çağımızın normali haline dönüştü. Twitter ‘da her gün bir başkasını linç etmekten ne zaman vazgeçeceğiz bilmiyorum.

Bill Gates, Türkiye’de bir çok insan için “saniyede binlerce dolar kazandığı için yere 100 dolar düşürdüğünde eğilip almak için boşa efor sarf eden kişi” goygoyunun içinde hapsolmuş bir kimseden öte değil. Dünyanın farklı yerlerinde de bu algının çok değişik olmadığını, Gates’in kendisine belgesel çektirerek, anca milyarderlerin yapacağı ufak şımarıklıklar şeklindeki klas hareketiyle değiştirmeye çalıştığını görebiliyoruz. Gerçek Bill Gates’i aslında bilmiyoruz. Bu belgeselle bu adamı gerçekten tanımaya çok yaklaştık. Ancak bu belgesel ve Gates Vakfı’nda yapılan çalışmalara açıkça gösteriyor ki kendisi her yıl kitap tavsiye eden Silikon Vadisi CEO tayfadan ayrı bir adam olduğu kesin. Kesinlikle farklı biri. Netflix’te yayında olan Insıde Bill’s Brain belgeseli kendisini kendi ağzından dinlemek için çok başarılı bir yapım olmuş.

Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi ve Webrazzici boş beleş tayfanın, bir dönem ibadet edercesine kutsallaştırdığı Steve Jobs’u hiçbir zaman gerçek bir übermensch bulmadım. Bir marketing dehası olduğu kesin, ama aç kal budala kal şeklinde virüs gibi yayılan mezuniyet konuşması bana göre Metin Hara’dan bir kaç tık yukarıda, daha fazlası değil. Bill Gates’i yakından tanımaya çalıştığınızda çabucak anlaşılıyor ki Steve Jobs filan kendisinin anca getir götürünü yapar.

Bu elbette ki bir tür günah çıkarma ve pr çalışması olarak konumlandırılabilir. Bill Gates, belgeselde de -oldukça taraflı- anlatıldığı gibi, tekel konumunda bulunmak için üstün çabalar sarf etmiş bir kişi. Batırmaya çalıştığı, bizzat batmasına vesile olduğu onlarca şirket sayılabilir. Belki de tüm bu vakıf çalışmaları bir miktar vicdan muhasebesinden doğmuş girişimler.

Beni en çok etkileyen ise Bill Gates’in el attığı problemlere çözüm ararken, hala daha var olmasına insanın aklının eremeyeceği yeni problemlerin su yüzüne çıkması oldu. Nijerya’da çocuk felci illetini yok etmeye çalışırken Nijerya’nın gerçek bir haritasının olmadığının keşfedilmesi ve haritanın baştan yapılması wtf?!?! Ya da kanalizasyon sistemlerini yenilemek için ekip kurma arayışına girildiğinde Amerika’nın en saygın üniversitelerinin en iyi hocalarına attığı e-maillerden dönüş alamaması? Düşünün bir, dünyanın en zengin adamısınız, bir sebepten kafayı kanalizasyon sistemlerini yenilemeye takmışsınız, hemen ülkenin en iyi hocalarına email yolluyorsunuz ve cevap bile gelmiyor?! Çünkü ilgili hocalar zaten yaptıkları danışmanlıklarla o kadar çok para kazanıyorlar ki, Bill Gates’in hayır işlerinde gönüllü ya da ucuz çalışmak istemiyorlar. Demek ki dünyanın en zengin adamı olmanız bile size mükemmel bir kadro kurma kabiliyeti vermiyor…

Mini buzdolabında onlarca diyet kola dışında başka içecek yok. Ulan illa hepinizin tuhaf bir alışkanlığı olacak.

Belgeselde Gates Vakfı’nın üç temel çalışmasına odaklanılıyor. Çocuk felcinin önlenmesi, ihtiyacı olan ülkelerde kanalizasyon sisteminin yenilenmesi (dünya nüfusunun yarısı kanalizasyondan mahrum) ve temiz enerji.

Danışmanlık verdiğim bazı kurumlar vesilesiyle bu sıralar temiz enerji üzerine kısıtlı da olsa okumalar yapma durumum oldu. Gördüğüm şey şu ki, temiz enerji aktivizmi ve enerji sektörü tamamen rüzgar ve güneş enerjisine kitlenmiş ve gördükleri her şeyi elektrikli yapmaya yemin etmiş durumdalar. Ancak bu ortaya büyük kapasiteli pillerin üretilmesi gibi bir sonuç doğuruyor ve pil denilen nesne en azından şimdilik çevre dostu bir şey değil. Gates’in iddiası ise nükleer enerjinin, dünyada yaşattığı olumsuzluk sebebiyle gelişemediği, 1940lı yılların teknolojisine kimsenin gelip bir şey katmadığı, bu teknolojiye çalışılması gerektiği yönünde. Nükleer enerjiyi 2020 yılı teknoloji birikimiyle yeniden ele almak, reaktörleri smart hale getirmek, üretilen nükleer atıkların bir kısmını tekrardan kullanabilmek gibi çarelerle nükleer enerjinin gerçek temiz enerji olabileceğini düşünüyor ve bununla ilgili, anlattığı kadarıyla, kayda değer çalışmaları var. Spoiler olmaması adına bu çalışma neden yarıda kalıyor, onu belgeselde izleyin. Bazen sizin dışınızdaki faktörler sizi başladığınız noktaya bir anda döndürebilir.

Bu bir Bill Gates güzellemesi gibi oldu ama aslında belgeselin bir güzellemesi. Bence bu tür adamları, kendi cümleleriyle tanıyabileceğimiz içeriklerin olması kıymetli bir şey. Bill Gates ürettiği teknolojilerle dünya iş hayatında pek çok şeyi değiştirdi. Şimdi doğrudan yaşamın temel problemleriyle ilgileniyor ve ben başarılı olacağına inanıyorum.

Kategoriler
Eğitim Internet Kişisel

Sıfırdan İleri Excel 2016 Eğitimi ve Online Eğitimin Geleceği

Bir süredir Youtube üzerinde yayınladığım Excel 2016 dersleri beklediğim ilgiyi görmeyince Youtube’un bu iş için yanlış bir platform olduğuna karar verdim ve bu videoları ücretsiz bir Udemy kursuna dönüştürdüm ve beklediğim ilgi ve alakayı Udemy üzerinde buldum. Bu kursu ömür boyu ücretsiz tutmayı düşünüyorum.

Ülkemizde en temel bilişim konularında bile online eğitim (e-öğrenme) yeterli kaliteye ulaşamadı. Bunun gelişimine en başından beri şahidim. Henüz ADSL’in bile yaygınlaşmadığı dönemde, üniversite öğrencilerine yönelik ücretsiz dersler yayınlayan Ekol Hoca isimli bir site vardı, hala devam ediyor mu bilmiyorum. O dönem, kısıtlı imkanlarıyla, kendisi iyi bir rüzgar yakalamıştı. Ardından bir adım profesyonelleşmeye yönelik başka bir girişim Dersizle.com türemişti. Bu arkadaşlar, ekranı kaydetmiyor, tam sınıf ortamında öğretmeni videoya çekiyorlardı. Malasef devam edemediler, hatta öyle ki domain bile park edilmiş durumda.

Bilişim özelinde konuyu ele alırsak, Çizgi Tagem’in çabaları oldu. Ancak bazı dersler o kadar ruhsuz, o kadar TRT spikeri tadında anlatılıyordu ki 15 dakika bile katlanabilmek mümkün değil. Çizgi Tagem’in bu arşivi Youtube’da mevcut. Excel derslerine girip, 20 dakika tahammül edebilirseniz size yemek ısmarlarım.

Udemy’nin popülerleşmesi ile birlikte, bu işi yarı amatör / profesyonel olarak yapan bir çok arkadaş mevcut. Özellikle yazılım geliştirme, web tasarımı vb. alanlarda Udemy üzerinde onlarca ücretli – ücretsiz kurs var. Benim tecrübelerime göre, ücretsiz kursların en az %95’i malasef niteliksiz. Kişisel marka oluşturma yönünde yapılmış garip icraatlar olarak değerlendiriyorum. Ücretli kurslarda ise bambaşka bir realite mevcut. Halihazırda hiçbir kurumsal proje gerçekleştirmemiş, 2-3 yıllık SSK’lı arkadaşlar, bu platformda “A’dan Z’ye Yazılım Geliştirme” gibi cüretkar kurslar hazırlamışlar ve bunları yüksek rakamlardan satmaya çalışıyorlar. Bunu çok yadırgamıyorum, herkesin muhakkak başkalarına öğretebilecek şeyleri vardır. Yadırgadığım konu, kurslarda artma eğiliminde olan bir trend var ki o da “Drop Shipping Yaparak Zengin Ol, Çin’den Alıp Amazon’da Satın” vb. keriz silkeleme operasyonları. Bu tip kurslara bırakın para vermeyi, ücretsizlerine dahi saniyelerinizi vermeyin derim.

Nitelikli bulduğum kursların yine bir çoğunda tespit ettiğim başka bir durum ise insanımızın bilgilerinin tümünü paylaşmasından imtina etmesi üzerine. Bu gerçekten toplumumuzda bir realite. Kimse bildiklerinin tamamını başkasıyla paylaşmaz, muhakkak bir kısmını kendine saklar. Bunu iş yaşamında vs. doğal karşılayabilirim. Ancak ücret talep ettiğiniz bir ortam yaratıyorsanız, böyle bir kaygınız olmamalı; zira insanların hem parasına hem zamanına talip olmuşsunuz.

Sözün özü, online eğitim, gelişmeye devam ediyor. Kurs kirliliği arasında tespit edebileceğiniz nadide birtakım çalışmalar az da olsa var (bizimle de paylaşın lütfen). İddialı bir cümle kurmaktan imtina etmeye çalışıyorum ama, 2018 yılında, internette hala kaliteli Excel eğitimi veren ücretli / ücretsiz bir materyal bulunmamasını aklım almıyor. Kendimce bu açığı kapatıp faydalı olmaya çalıştım. Bir haftada 400’e yaklaşan ve ortalama puanı an itibariyle 5 üzerinden 4,53 olan Excel kursum ile başardığımı zannediyorum.