Kategoriler
Kişisel Teknoloji

Elektronik Atıkları Doğaya Kazandırdık.

Marmara Üniversitesi İşletme Enformatiği bölümü son sınıf öğrencilerimiz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz, binbir problemle koordinatörlüğünü yürüttüğüm, E-Atık Dönüşümü Projesinde, öğrencilerimiz evlerinden, komşularından, mahallelerinden topladıkları elektronik atıkları (kablo, bilgisayar donanımı, ev aletleri, beyaz eşya vs.) bir atık dönüşümü tesisi olan Akademi Çevre firmasıyla birlikte doğaya kazandırdık.

2016 Eylül’den beri emek verdiğimiz projenin meyvelerini geçen gün elimize ulaşan TEMA sertifikalarımızla toplamış olduk.

Proje kapsamında 22.280 KG elektron atık doğaya kazandırıldı, 3342 TL gelir elde edildi, elde edilen gelirle 63 öğrenci için 3er adet olmak üzere Balıkesi Karaçam Hatıra Ormanı’na fidan dikildi, herkes için özel sertifika basıldı.

Böylece öğrencilerimize çevre bilincini aşılamış olduk. Her yeni çıkan Iphone, her yeni çıkan Playstation modeli aynı zamanda milyonlarca ton elektronik atık anlamına geliyor. Toplum olarak atık yönetimi konusunda duyarlılığımızı geliştirmeye ihtiyacımız var. Bu noktada da okullara, üniversitelere, belediyelere, bakanlıklara büyük görev düşüyor.

Bu vesileyle dikili ağaçlarımıza üçer adet daha ekledik 🙂 Tüm öğrenci arkadaşlarıma ve emeği geçenlere teşekkür ederim.

 

 

Kategoriler
Internet Sanat Teknoloji

Noktalı I ve noktasız i Problemi

[vc_message color=”alert-info”]Sie können diese Artikel “Gepunktete I und ohne punkt i” hier auf Deutsch lesen.[/vc_message]

Türkçe, Kırgızca, Tatarca, Azerice, Kazakça gibi dillerde müstesna iki harfimiz var: İ ve ı. Bu iki harf batı dillerinde mevcut olmadığı için, özellikle bilgi teknolojilerinde olmak üzere bazen çeşitli problemlere yol açabiliyor. “Dotted and dotless I” şeklinde küçük bir arama yapıldığında özellikle bazı yabancı yazılımcıların isyanlarına ulaşmak mümkün. Bir kaç tanesi oldukça komik, (ama yazının sonuna gelmeyi başarırsanız esas kahkaha garanti ettiğim yer sonudur):

If your code properly runs in Turkey, it’ll probably work anywhere.

http://www.moserware.com/2008/02/does-your-code-pass-turkey-test.html

Java’s slogan is “Write once, run anywhere”; but perhaps it should be, “Write once, run anywhere except Turkey.

Comparing Strings For Equality

I understand that Turkish prisons are not to be trifled with, but the question remains: why do Turkish people take such cruel and perverse delight in breaking our fine software? What’s wrong with Turkey?

http://bit.ly/dottedturkey

Bu gariban yazılımcı arkadaşlarımız bu sorunla yüzleştiklerinde şu tablodan yararlanarak “İ ve ı”nın dönüşümünü sağlıyorlar:

ı und i table

Geliştiriciler açısından aslında tek sorunumuz İ ve ı değil; ondalık sayı ayırmada virgül kullanıyor oluşumuz da ayrı bir problem yaratıyor. Yabancı bir e-ticaret sitesi %4.5 indirim yaptığında bizim makinelerimizde %45 olarak algılanma şansı var. Ama biz I ve i problemimize geri dönelim.

Kategoriler
Teknoloji

Teknoloji ve Futbol: SAP – Hoffenheim

Bir teknoloji firması bir futbol kulübünü satın alır mı?

2000 yılında amatör bir spor kulübü olan Hoffenheim, deyim yerindeyse bir “mahalle takımı”ydı. SAP‘ın kurucularından Dietmar Hopp ise bir plazanın en üst katında sıkıcı bir toplantıdayken yerinden kalktı, camdan dışarıyı izlerken bu mahalle takımını fark ederek, “satın alalım bunu” dedi.

Hopp, kulübe sağladığı maddi desteğin yanı sıra, finansal ve yönetimsel konuların profesyonelce halledilmesi için SAP ürünlerini kulübe entegre etti. İlk defa bir mahalle takımı, dünyanın en profesyonel finansal yazılımıyla idare ediliyordu. Delilikle dahilik arasındaki ince çizgide olan bu herif, bununla yetinmedi. Futbolun matematiksel yanlarını gördü ve futbolcuların antrenmanlarındaki başarılarını ölçen sistemler geliştirdi. Şuanda da Hoffenheim takımında tüm oyuncular antrenmanlarda özel ölçüm cihazları sayesinde takip ediliyorlar. Futbolcuların tüm fiziksel verileri (kaslarının iletkenliği, yaktıkları kalori, adımlarının uzunlukları, kalp ritmleri vs.) SAP HANA teknolojisi ile işlenerek gerçek zamanlı analizler yapılabiliyor. Tüm bunları teknik ekip, Ipad’lerinden izleyebiliyorlar. Bununla ilgili teknik ekipten bir röportaj (İngilizce):

Hoffenheim, çok başarılı bir 7 yıl geçirdi ve 2008’de Almanya’nın süper ligi olan Bundesliga‘ya yükselmeyi başardı. 2008-2009 sezonunda ligi lider götürürken, forvet oyuncusu Ibisevic’in sakatlanması nedeniyle ikinci oldu.

Şüphesiz ki Hoffenheim’ın bu başarısında Hopp’un yatırdığı paranın rolü çok büyük. Ama gerçekten 7 yıl içinde tüm ligleri atlayıp mahalle takımlığından Bundesliga ikinciliğine dönüşmek salt para ile mümkün olabilir mi? Şüphesiz, hayır. Olsaydı ülkemizde de Cem Uzan’ın milyarlar yağdırdığı Adanaspor ve İstanbulspor da benzer başarılar edinebilirlerdi.

Firmaların yönetimsel ve finansal süreçlerini kontrol etmek üzere icat edilmiş bir yazılım, bir mahalle takımını, Bundesliga ikincisi haline dönüştürmüştü. Bu, spor tarihinde bir ilkti. Teknoloji tarihinde de.

Hoffenheim ile ilgili son olarak sınırlı seviyedeki Almancamla kelimeyi size tanıtmak isterim. “hoffen” (ing. hope) “umut etmek” demek; “(die) Heim” ise (ing. Home) “yuva, yurt” demek. “Umutların yurdu” gibi bir anlam taşıyan Hoffenheim’in hikayesi adıyla ironik.

Bugün ise benzer bir süreç ülkemizin en köklü takımlarından birinde yaşanıyor ve hikayesi çok güzel ama henüz bundan bahsedemiyorum. Hoffenheim hikayesini ve bunu, SAP Türkiye COO’su Uğur Candan‘ın (gerçekten hayranlık uyandıran bir adam), M.Ü İşletme Enformatiği bölümünde vermiş olduğu söyleşisinde öğrendim. Kendisi izin verdiğinde (şimdilik veremiyor) diğer hikayeyi de yazmayı çok istiyorum.

Bilgi Notu: Futbol müsabakalarında özel kameralar ile çok çeşitli veriler elde edebilmek mümkün ve ediliyor. Alman Futbol Federasyonu bu verileri kulüplere ücretsiz olarak veriyor, ama çoğu ülkede henüz bu veriler kulüplerle dahi paylaşılmıyor. Alman takımlarının son yıllarda dikkat çeken başarısı buna bağlanıyor.