1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile reklam hizmetleri stopaja tabi tutuluyor. Kararın Google, Facebook, Twitter gibi reklam mecralarına yönelik çıkarıldığını söyleyebiliriz. Unutmamak gerekiyor ki bu şirketler Türkiye üzerinden işlem yapmadığı için zaten %18 KDV2 ödemesi yapılmaktaydı.

Eski uygulamada bir şirket Google’a 1000 TL ödeme yaptığı zaman 180 TL’de KDV2 beyannemesinde ödüyordu ve toplam kasadan çıkan tutar 1180 TL oluyordu. KDV2, normal KDV’den indirilebilse de finansman yükü oluşturan bir uygulama, yani faaliyete yeni başlayan şirketler için oldukça zorlayıcı. Yeni uygulamayla birlikte aynı senaryo için ekstra 150 TL daha ödenmesi gerekecek ve toplam kasadan çıkan tutar 1330 TL olacak.

Başta emekleme aşamasında şirketler olmak üzere, tepeden tırnağa tüm şirketler için olumsuz bir durum bu. Türkiye’de elektronik ticaret her sektörde gelişirken, satışlarının çok büyük bir bölümünü bu reklam harcamalarına borçlu ve burada gidilecek bir kesinti, satışların doğrudan azalması anlamına geliyor. Artan kur zaten Google ve Facebook gibi iki dev mecrada reklam vermeyi zorlaştırdığı gibi bir de gelen stopaj bir çok şirket için bütçede kısıtlamaya ya da kayıtdışı harcamaya yol açacaktır.

Türkiye’de Google ve Facebook’un sahip olduğu veriyi kullanmadan elektronik hizmet sunmak neredeyse imkansız. Burada kısa zamanda alternatifi yaratılması mümkün olmayan bir bağımlılık söz konusu. Ben hem iç piyasada rekabetçi ortamın canlılığı, hem de ihracat yapan Türk şirketlerinin reklam kabiliyetinin kısıtlanmaması için bu uygulamanın doğru olmadığını düşünenlerdenim.

Ancak hiçbir şey siyah veya beyaz değil. Türkiye’nin de haklı olduğu bir konu var ki o da özellikle Google’ın iyice lakaytlaşması. Şuanda Türkiye’deki bir şirket Google’dan fatura (invoice) alamıyor. Dünyanın neresinde olursanız olun, verdiğiniz bir hizmet karşılığı fatura kesmelisiniz. Oysa sevgili Google hesap özeti diyebileceğimiz (statement) bir belge verip geçiyor. Mali bir değeri normalde yok (ama vergi dairesi zorluk çıkarmıyor, bu belgeyi kabul ediyor). Üzerinde şirketin adresi bile yok! Zannediyorum bu lakaytlığa son vermeleri için Türkiye’den bazı uyarı sinyalleri almalarına ihtiyaç var.

Hem içerideki durgunluğun hareketlenmesi hem de global rekabet gücü açısından bu tip global servislerin kullanımına ek maliyetlerin bindirilmemesi gerekir. Umarım ki bununla alakalı yeni bir düzenleme yapılır ve Türk dijital medya sektörü şu stopaj kaosundan kurtulur.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir