Sıfırdan İleri Excel 2016 Eğitimi ve Online Eğitimin Geleceği

Bir süredir Youtube üzerinde yayınladığım Excel 2016 dersleri beklediğim ilgiyi görmeyince Youtube’un bu iş için yanlış bir platform olduğuna karar verdim ve bu videoları ücretsiz bir Udemy kursuna dönüştürdüm ve beklediğim ilgi ve alakayı Udemy üzerinde buldum. Bu kursu ömür boyu ücretsiz tutmayı düşünüyorum.

Ülkemizde en temel bilişim konularında bile online eğitim (e-öğrenme) yeterli kaliteye ulaşamadı. Bunun gelişimine en başından beri şahidim. Henüz ADSL’in bile yaygınlaşmadığı dönemde, üniversite öğrencilerine yönelik ücretsiz dersler yayınlayan Ekol Hoca isimli bir site vardı, hala devam ediyor mu bilmiyorum. O dönem, kısıtlı imkanlarıyla, kendisi iyi bir rüzgar yakalamıştı. Ardından bir adım profesyonelleşmeye yönelik başka bir girişim Dersizle.com türemişti. Bu arkadaşlar, ekranı kaydetmiyor, tam sınıf ortamında öğretmeni videoya çekiyorlardı. Malasef devam edemediler, hatta öyle ki domain bile park edilmiş durumda.

Bilişim özelinde konuyu ele alırsak, Çizgi Tagem’in çabaları oldu. Ancak bazı dersler o kadar ruhsuz, o kadar TRT spikeri tadında anlatılıyordu ki 15 dakika bile katlanabilmek mümkün değil. Çizgi Tagem’in bu arşivi Youtube’da mevcut. Excel derslerine girip, 20 dakika tahammül edebilirseniz size yemek ısmarlarım.

Udemy’nin popülerleşmesi ile birlikte, bu işi yarı amatör / profesyonel olarak yapan bir çok arkadaş mevcut. Özellikle yazılım geliştirme, web tasarımı vb. alanlarda Udemy üzerinde onlarca ücretli – ücretsiz kurs var. Benim tecrübelerime göre, ücretsiz kursların en az %95’i malasef niteliksiz. Kişisel marka oluşturma yönünde yapılmış garip icraatlar olarak değerlendiriyorum. Ücretli kurslarda ise bambaşka bir realite mevcut. Halihazırda hiçbir kurumsal proje gerçekleştirmemiş, 2-3 yıllık SSK’lı arkadaşlar, bu platformda “A’dan Z’ye Yazılım Geliştirme” gibi cüretkar kurslar hazırlamışlar ve bunları yüksek rakamlardan satmaya çalışıyorlar. Bunu çok yadırgamıyorum, herkesin muhakkak başkalarına öğretebilecek şeyleri vardır. Yadırgadığım konu, kurslarda artma eğiliminde olan bir trend var ki o da “Drop Shipping Yaparak Zengin Ol, Çin’den Alıp Amazon’da Satın” vb. keriz silkeleme operasyonları. Bu tip kurslara bırakın para vermeyi, ücretsizlerine dahi saniyelerinizi vermeyin derim.

Nitelikli bulduğum kursların yine bir çoğunda tespit ettiğim başka bir durum ise insanımızın bilgilerinin tümünü paylaşmasından imtina etmesi üzerine. Bu gerçekten toplumumuzda bir realite. Kimse bildiklerinin tamamını başkasıyla paylaşmaz, muhakkak bir kısmını kendine saklar. Bunu iş yaşamında vs. doğal karşılayabilirim. Ancak ücret talep ettiğiniz bir ortam yaratıyorsanız, böyle bir kaygınız olmamalı; zira insanların hem parasına hem zamanına talip olmuşsunuz.

Sözün özü, online eğitim, gelişmeye devam ediyor. Kurs kirliliği arasında tespit edebileceğiniz nadide birtakım çalışmalar az da olsa var (bizimle de paylaşın lütfen). İddialı bir cümle kurmaktan imtina etmeye çalışıyorum ama, 2018 yılında, internette hala kaliteli Excel eğitimi veren ücretli / ücretsiz bir materyal bulunmamasını aklım almıyor. Kendimce bu açığı kapatıp faydalı olmaya çalıştım. Bir haftada 400’e yaklaşan ve ortalama puanı an itibariyle 5 üzerinden 4,53 olan Excel kursum ile başardığımı zannediyorum.

 

Uzun Ömürlü – Yüksek Performanslı Bilgisayar Toplama

Masaüstü bilgisayar modası geçmiş gibi görünse de, yüksek performans tutkunları ve pek tabi ki oyun sevdalıları için hala en ideal seçenek. Dilediğiniz zaman dilediğiniz parçayı söküp daha iyisini takabilme şansı, yaşayan bir sistem kurmanızı sağlıyor.

Bu mentalite ile bir masaüstü bilgisayar topladım. Her ay bir – iki parça almak suretiyle, nakit akışımıza pek zeval vermeden üç ay içerisinde parçaları tamamladık. Şimdilik sadece ekran kartımız yok, yani performans gerektiren oyunlar oynayamıyorum. Onu da ilerleyen zamanda sisteme ekleyeceğim. Birazdan paylaşacağım ürünlerin fiyatları son üç ay içerisine ait, ancak döviz kuru pek bir dalgalı olduğu için bu fiyatlar muhakkak değişmiştir.

Detayları okumaya üşenenleri Youtube’a alalım 🙂

Şuanda elimizdeki bileşen listesi şu şekilde:

Okumaya devam et “Uzun Ömürlü – Yüksek Performanslı Bilgisayar Toplama”

Windows 10’a Ücretsiz Yükseltme

Hatırlanacağı üzere, Microsoft, Windows 10‘u piyasaya sürdüğü tarihte mevcuttaki Windows kullanıcılarına ürünü ücretsiz bir şekilde sunmuştu. O dönem herkese illallah ettirdiği sağ alt köşeden ansızın ve sık sık beliriveren yükseltme teklifi reklamına uyuz olup hala yükseltmedi iseniz resmi kayıtlara göre bu fırsatı kaçırdınız.

Ancak henüz her şey bitmiş durumda değil. Microsoft sitesindeki bir sayfada, saçma sapan bir hikayeyle, hala Windows 10’u ücretsiz olarak kurmayı mümkün bırakmış. Bu linke ise anasayfadan doğrudan bir yerden ulaşamıyorsunuz.

Elbette ki bu kasıtlı unutma, bir strateji. Microsoft belli ki artık Windows 10 üzerinden bir lisans satış bedelini son kullanıcıdan tahsil edip etmemeyi umursamıyor. Bu bir nevi pazara hala hakim olma stratejisi. Söz konusu sayfada yeni deadline tarihi 31 Aralık 2017 olarak verilmiş ancak ben bu tarihten sonra da belki başka bir sayfada daha bunu mümkün bırakacağını düşünüyorum. Siz yine de daha fazla riske girmeyin, artık Windows 10’a yükseltin.

Kapadokya Kış Gezisi: Kapadokya’da Yılbaşı

Neredeyse yıl bitti, evet. Aşırı sıcaklardan bunalan bünyem karlı yılbaşı fotoğraflarına bakarken, ertelemekten bıktığı Kapadokya gezi yazısına başlamayı uygun gördü. 2018 yılına nerede gireceğini şimdiden düşünen varsa, iyi bir öneri olmuş olsun.

Kapadokya, hep yazları ziyaret edilip sabah erken balonlara binilen, akşamüzeri gün batımının izlendiği bir yer olarak yer etmişti aklımda. Yılbaşı geliyordu ve İstanbul’da yılbaşı kutlamak mümkün değildi. Hava karlı iken İstanbul’da dışarı çıkmak bir problem, yılbaşı iken bambaşka bir problem. Ne yapsak ne etsek derken içimizdeki fernweh bir anda bizi Kapadokya’ya gitmeye ikna etti. Süpriz bir şekilde bir tatil açık çeki kazanmıştık (nasıl kazandığımız ayrı bir hikaye) ve istediğimiz yerde kullanabilirdik. Tercihimiz Ürgüp oldu.

Ulaşım

Nevşehir’de de havalimanı var ancak Kayseri’den yapılan uçuşlar daha sık ve daha ekonomik. Nevşehir havalimanından Ürgüp yaklaşık 40 dakika sürüyor, Kayseri’den ise 1 saat. Yani uçuş için önerim kesinlikle Kayseri. Her iki havaalanında da Avis, Budget gibi araç kiralama firmaları olsa da biz başlangıçta araba kiralamayı düşünmediğimiz için, araba kiralamamıştık. Otele eşyaları bırakıp yaya olarak çıktıktan sonra arka sokağımızda bulunan Asmalı Konak’a yürürken bir anda çevremizi enterasan köpekler sardı. O kadar korktuk ki oteli arayıp bizi almalarını istedik 😀 Hemen gelip aldılar. Siz sakın araba kiralamama hatasına düşmeyin! Kapadokya’da araba olmadan bir şey yapmanız imkansız gibi bir şey ve yürümeniz gereken yollarda bir anda köpekler organize olabiliyor. İstanbuldakiler gibi uysal olmadıklarına sizi temin ederim. Sağolsun, kaldığımız otelin işletmecisi, bize anında, güzel bir arabayı günlük 100 TL’ye getirtti.

Kapadokya’da Kışın Yapılabilecekler:

Asmalı Konak

Biz hiçbir plan program yapmadık. Sadece üstünkörü olarak Google Maps üzerinde birkaç noktayı işaretlemiştik. Dere Suites otele giriş yaptıktan sonra hemen arkasında bulunan Asmalı Konak’ı gezmek istedik. Yürüyerek gidiyorduk ki yukarıda değindiğim köpekli maceramız başladı 🙂 Hızlıca araba kiraladıktan sonra Asmalı Konak’a 2 dakikada vardık. Çok güzel bir bina, ancak kesinlikle bir müze değil. Mülkün sahibi tarafından özel olarak işletiliyor. Girişte yanlış hatırlamıyorsam 3’er lira alıyorlar. İçeride diziye dair korunmuş hiçbir şey yok. Aynı dekorasyonu taklit bile etse ona da razıydık ama işte maalesef. Sadece Seymen Ağa’nın yatak odası orjinal olarak korunmuş. Avluda çay içebiliyorsunuz, ama içmeyin. Takı-toka, seramik vb. ürünler satan bir de mağaza var içeride.

Turasan Şarap Fabrikası

Bir sonraki durağımız Asmalı Konak’a 100-150 m. uzaklıktaki Turasan Şarap Fabrikası ve Şarap Evi. Fabrikayı gezmek normal şartlar altında gruplar için mümkün. Ancak bizim bulunduğumuz zaman diliminde neredeyse hiç misafir olmadığı için bir tur ayarlanmadı. Biz de çok ısrarcı olmadık. Şarap Evi’nde hem perakende satış var hem de şarapları ücretsiz deneyebiliyorsunuz, dilediğiniz kadar 🙂 Fiyatları oldukça ucuz, bu gözler koliyle alan gördü. Bir şişe kırmızı şarap yanılmıyorsam 21 TL idi. İstanbul’da bu markanın ürünleri pek bulunmuyor… Turasan bölgede büyük bir istihdam sağlıyor ve bağ sahipleri için iyi bir alıcı.

Göreme Açık Hava Müzesi

Bence işin en zevkli kısmı burasıydı. Göreme Açık Hava Müzesi uçsuz bucaksız, gez gez bitmeyen olağanüstü bir doğal güzellik. İyi de bir spor yapmış oluyorsunuz. Fotoğraftan anlayanlar için harika bir ortam. Bu bölgede 4 ve 8. yüzyıllar arasında manastır hayatı yaşanmış. Kaya blokların içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler var. Birkaç kısmında sıkıntılar olsa da (işte ya benim olacaksın ya kara toprağın ya da asuman aşkından ölüyorum minvalinde abukluklar) Türkiye standartlarına göre kalıntıların çoğu oldukça iyi korunmuş. Giriş 30 lira ama biz cin gibi olduğumuz için çoktan Müzekart sahibiydik. Müzekartlılar için ücretsiz. Buraya yaklaşık 4-5 saat ayırmışızdır. Girişinde gözlemeciler, lokantalar vs var. Sezon olmadığı için hepsi kapalıydı, sadece küçük bir gözleme çardağı vardı açık. Oradaki abladan çok lezzetli bir gözleme yedik. Üzerinde portakal kabukları olan bir soba ile ısınırken yediğimiz gözleme 4-5 saatlik eforun üstüne harika gitti. İki kişi toplam 20 lira filan ödedik diye hatırlıyorum.

Kızılçukur

Burası Kapadokya’da gün batımının en güzel izlendiği yermiş. Sezon zamanı insanlar, özellikle de tabi yabancı turistler, Turasan şaraplarını kapıp burada günbatımı izlerlermiş. Yürüyerek gitmek isterseniz (hemen hemen imkansız) ücretsiz, araç geçişleri yanlış hatırlamıyorsam 10 lira. Bizimle birlikte tepede yaklaşık 25-30 kişi vardı diyebilirim. Yere tükürüp duran birkaç Japon dışında diğerleri Türktü. Maalesef bulutlu hava sebebiyle günbatımı görünmedi…

Aşıklar Tepesi

Burası da güzel bir manzara izleme noktası. Tüm Kapadokya bölgesi görülebilir durumda. Tepe olduğu için burada kar henüz erimemişti. Kartopu oynamak için ideal bir yer. Kafetaryanın gözetiminde sobalı bir mini kütüphane var. Değişik yerel kitaplar var.

Bu saydıklarımın dışında nazar boncuklarıyla süslü bir ağacın etrafında panaromik görüntü görebildiğiniz Güvercinlik Vadisi, Çavuşin Kilisesi, ve deveye benzeyen peri bacasının olduğu yol üzerindeki Devrent gibi daha sayısız nokta gezdik.


Nereleri göremedik? Ihlara Vadisi‘ne gitmeyi çok istedik ama kar yolları kapattığı için yol bir müddet sonra çok tehlikeli hal almaya başladı, geri döndük. Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri’ne gidemedik. Kar sebebiyle bütün balonlar iptal olmuş durumdaydı, binemediğimiz gibi uçan hiç balon görmedik. Bunlar için hayıflanmıyoruz, bir kere de yazın gitmek için güzel bahanelerimiz oldu.

Konaklama

Biz Kapadokya’daki en iyi otellerden biri olduğunu düşündüğüm Dere Suites‘in en iyi suitinde kaldık; çünkü dediğim gibi hediye idi 🙂 Asmalı Konak’a yürüme mesafesinde, oldukça şık, nezih bir butik otel. Bir mağara oteli. Otel, işletmecisi, çalışanlar her şey bizim için 10 üzerinden 10. Kahvaltı vs. muhteşemdi. Yılbaşı gecesi inanılmaz bir kestaneli sufle yedik. Tek beğenmediğimiz yemek Şefin Spesiyali idi. Et yemeği bekliyorduk ama şefin spesiyali tavuklu çıktı. Bizi köpeklerden kurtarmaktan tutun, ucuz araç kiralamamıza kadar her konuda yardımcı oldular, gezdiğimiz noktaları da hep onların önerileri ile gezdik. Bu biraz pahalı bir otel ama yörede her keseye hitap eden bol miktarda otel ve pansiyon var.

Ne yenir?

Valla ne bulursanız onu yiyorsunuz, çünkü yöreye özgü çok da bir şey yok. Testi kebabı diye bir kebap var, Ürgüp’deki bir restoranda ondan yedik. Testiyi gözünüzün önünde kırıyorlar. Bildiğiniz bir et yemeği, pilavın yanında iyi gidiyor. Bir de Kayseri’ye yakın olduğu için Kayseri Mantısı var. Güzel görünen bir kafeye (adını bir türlü hatırlayamadım) girmiştik Ürgüp’te, sahibi tatlı bir ablaydı. Kayserili olduğunu ama Kayseri mantısı denen şeyin, yani bir kaşığa 40 tane mantı sığmasının maharet değil Kayseri cimriliği olduğunu, o yüzden kendi mantılarının çok daha büyük olduğunu anlatmıştı. Ne içilir sorusuna cevap vermiştim. Şarap Evi önerisi olarak kesinlikle Efendi Şarap Evi‘ni öneriyorum. Çok güzel bir mekan. Biz gittiğimizde kimse yoktu, peynir tabağı eşliğinde kar yağışını izliyorduk. Bir süre sonra küçük bir Erasmus grubu geldi o kadar.

Son

Kapadokya eminim yazın da çok güzeldir, gidip muhakkak bakacağım. Ancak kış ortasında alternatif bir plan, alternatif bir yılbaşı düşünenlere muhakkak öneririm. İnsanlardan uzak, doğal güzelliklerle baş başa güzel birkaç gün geçirebilirsiniz. Dışarı çıkarken muhakkak termal içlik giyin 🙂

Elektronik Atıkları Doğaya Kazandırdık.

Marmara Üniversitesi İşletme Enformatiği bölümü son sınıf öğrencilerimiz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz, binbir problemle koordinatörlüğünü yürüttüğüm, E-Atık Dönüşümü Projesinde, öğrencilerimiz evlerinden, komşularından, mahallelerinden topladıkları elektronik atıkları (kablo, bilgisayar donanımı, ev aletleri, beyaz eşya vs.) bir atık dönüşümü tesisi olan Akademi Çevre firmasıyla birlikte doğaya kazandırdık.

2016 Eylül’den beri emek verdiğimiz projenin meyvelerini geçen gün elimize ulaşan TEMA sertifikalarımızla toplamış olduk.

Proje kapsamında 22.280 KG elektron atık doğaya kazandırıldı, 3342 TL gelir elde edildi, elde edilen gelirle 63 öğrenci için 3er adet olmak üzere Balıkesi Karaçam Hatıra Ormanı’na fidan dikildi, herkes için özel sertifika basıldı.

Böylece öğrencilerimize çevre bilincini aşılamış olduk. Her yeni çıkan Iphone, her yeni çıkan Playstation modeli aynı zamanda milyonlarca ton elektronik atık anlamına geliyor. Toplum olarak atık yönetimi konusunda duyarlılığımızı geliştirmeye ihtiyacımız var. Bu noktada da okullara, üniversitelere, belediyelere, bakanlıklara büyük görev düşüyor.

Bu vesileyle dikili ağaçlarımıza üçer adet daha ekledik 🙂 Tüm öğrenci arkadaşlarıma ve emeği geçenlere teşekkür ederim.